(1086 S. K. m. 388, 427) (634 S. K. m. 33)
Dava: Dava dilekçesinde davalıya ait bağımsız bölümdeki banyonun onarılması ile maddi manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- Maddi ve manevi tazminat davası nedeniyle temyize konu edilen miktar 550.000.000 TL'dir.
HUMK. nun 5219 Sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin 2. fıkrası uyarınca miktar veya değeri 1.000.000.000 TL'yi geçmeyen kararlar kesindir. Somut olayda istenen ve hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarı kesinlik sınırı içinde kaldığından davalının bu konudaki temyiz isteminin reddine,
2- Davalının bağımsız bölümündeki su borularının onarılması konusundaki istemine gelince;
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, özellikle anataşınmazın yerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden davalının 2 nolu bağımsız bölümünün banyosunun su tesisat bağlantılarından sızan sularla alt kattaki davacının 1 nolu bağımsız bölümünün banyo tavanında hasar oluştuğu, buna göre davalının sözü edilen su tesisatındaki bozukluğun onarılmasının zorunlu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının 1 nolu meskenine davalı tarafından verilen arızanın onarılması için izin verilmesine biçiminde hüküm kurulmuş ise de bu karar infazda duraksamaya yer verecek niteliktedir.
Şöyle ki HUMK'nun 388. maddesinin son fıkrası uyarınca mahkeme kararının verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların şüphe ve tereddüt yaratmayacak biçimde açıkça gösterilmesi gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının bağımsız bölümünde oluşan hasara davalının bağımsız bölümündeki su tesisatının bozukluğunun neden olduğu açıkça anlaşılmakla bu tesisatın, davalı tarafından onarılmasına ve kendisine Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi uyarınca uygun belli bir süre verilmesine hükmedilmesi gerekirken mahkemece yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy