(4721 S. K. m. 101, 113) (Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük m. 26)
Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amaç doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfeden tarafından kuruluş senedinde belirlenen vakfın amaç ve örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bununla birlikte vakfın amacı, geçen zaman içinde tamamen değişik bir anlam ve nitelik kazanmış olursa, ancak bu nedenle değiştirilmesi söz konusu olacaktır. Türk Medeni Kanunun 113. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26. maddeleri, vakfın asıl amacının niteliği ve kapsamı vakfedenin vakıf senedinde belirttiği isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olursa, amacın değiştirilmesi için yetkili asliye mahkemesine başvurulacağını hükme bağlamış olup, burada ölçü vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleştirilmesinin olanaksız duruma gelmesidir. Amacın değiştirilebilmesi için objektif ve sübjektif koşulların birlikte oluşması gerekir. Objektif koşullar bakımından amacın anlam ve içeriğini yitirmesine sübjektif koşullar bakımından da değişmiş olan amacın artık vakfedenin isteğiyle bağdaşmasına olanak bulunmamasına bağlıdır. Ancak bu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda, vakfın amacı, vakfedenin asıl amacına aykırı olmamak kaydıyla, vakıf yönetim organının veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün başvurusu üzerine yetkili asliye mahkemesince değiştirilir.
Somut olayda; tescil edilmiş olan İlim Kültür ve Eğitim Vakfına ait senedin 2. maddesinde asıl amaç; ülke gençleri ile halkının bilgili kültürlü geleceğin ilim ve teknolojisine hakim şahsiyetler olarak yetiştirilmesi ve onları milli ve manevi değerleri doğrultusunda korumak ve kollamak için gereken hizmetleri vermek şeklinde sınırlandırılmıştır.
Dava; vakıf senedinin yukarıda belirtilen amaçlarını düzenleyen 2. maddesinin genişletilmesi ve değiştirilmesi sonucunu doğuracak nitelikte; fakir, hasta, dul, yetim ve kimsesiz ihtiyaç sahiplerine ayni ve nakdi yardım yapmayı tabiatın maruz kaldığı ve tüm canlıları tehdit eden her çeşit tahribatı def etmeyi, tabii çevre güzelliğini ve her türden bitki ve hayvan neslini muhafaza etmek ve geliştirmek amacıyla projeler üretmeyi ve uygulamayı, bu konuda ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmayı ve destek olmayı hedefleyen değişikliklerin tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece; vakıf senedine eklenmek suretiyle yapılan düzenlemelerin vakfedenin kuruluş sırasında bizzat belirlediği amacın genişletilmesi ve değiştirilmesi sonucunu doğuracak biçimde iradesine aykırılık oluşturduğu gözetilmeden ve Türk Medeni Kanununun 113. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26. maddelerinde öngörüldüğü üzere, mevcut durum ve koşullarda vakıf senedindeki amacın genişletilmesi veya değiştirilmesi zorunluluğunu ortaya koyan herhangi bir gelişme ve buna bağlı olarak vakfedenin isteklerine açıkça uymayacak hallerin varlığı ileri sürülmediği gibi vakfın değiştirilen amacına uygun olarak gelirinde herhangi bir artış olup olmadığı hususu da araştırılmadan amacın genişletilip değiştirilmesi niteliğindeki bu hükümlerin aksi düşüncelerle uygun bulunarak tesciline karar verilmesi,
Bundan ayrı olarak;
Vakıf hukukunda esas olanın, kuruluş iradesinin yasaların emredici hükümlerine aykırı olmamak şartıyla korunması iken, vakfın kuruluşu sırasında kurucu irade vakfın adının İlim Kültür ve Eğitim Vakfı ve merkezini de İstanbul İli olarak belirlediği halde, ortada geçerli hiçbir neden yokken vakfın adının Balıkesir İmam Vakfı, merkezinin Balıkesir İli buna bağlı olarak da vakfın çalışmalarını düzenleyen 3. maddesinin de kısmen Balıkesir ili ile bağlı ilçelerle sınırlayan senet değişikliğinin kabulü, doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy