(4721 S. K. m. 101) (2709 S. K. m. 10, 14, 33)
Dava: Dava dilekçesinde vakfın tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av. M.C. ile aleyhine temyiz olunan davalı vekili Av. R.Ö. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Türkiye Yedinci Gün Adventistleri Vakfı nın tescili istemine ilişkindir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfaatlere ay kın veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacı ile vakıf kurulamaz. Bu hükmün kamu düzeni ve kamu yararını korumak amacıyla konulmuş bulunduğunda kuşku yoktur. Kamu düzeni kavramı, her ülke için benzer yönler olmakla birlikte o ülkenin kendine özgü tarihsel, sosyal, kültürel, ekonomik ve diğer koşulların oluşturduğu özel bir anlam taşır. Bu bakımdan dava konusu Türkiye Yedinci Gün Adventistleri Vakfı nın öncelikle Türk Medeni Kanununun sözü edilen hükmüne aykırı bir amaç taşıyıp taşımadığının saptanması zorunludur.
Kuruluş senedinin Vakfın Amacı başlıklı 3. maddesinde, vakfın temel amacı, Yedinci Gün Adventist inancına mensup olan vatandaşlar ile Türkiye'de ikamet eden veya Türkiye'de bulunan aynı inançtaki yabancıların dini ihtiyaçlarını karşılamak, denilmiş, 4. maddesinde de münhasıran bu amaçlar doğrultusunda yapılacak çalışmalar ve etkinlikler gösterilmiştir.
Yukarıda yazılı amaç ile çalışmalar ve etkinlikler göz önünde tutulduğunda: vakfın, salt Yedinci Gün Adventist inancına mensup kişileri gözettiği ve münhasıran bu cemaate mensup olanları destekler nitelikte olduğu sonucuna varılmaktadır. Bilindiği üzere insan topluluğu anlamına gelen cemaat sözcüğü, bir dine veya bir dinin belli bir mezhebine inanan kimselerin oluşturduğu topluluk için de kullanılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın koyduğu kurallar çerçevesinde konuya bakıldığında: herkes, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrım gözetilmeksizin yasa önünde eşit olup (m. 10), vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir (m. 14). Bu bağlamda vakıf kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması nedenleriyle ve yasayla sınırlanabilir (m. 33). Öyleyse, vakfın şekli ve tescilini düzenleyen 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinin dördüncü fıkrası hükmünü Anayasanın çizdiği sınırlarla (m. 14) birlikte yorumlamak gerekir. Buna göre, Türkiye'de yaşayan Yedinci Gün Adventist inancına mensup kişilerin, Anayasa ile güvence altına alınmış bulunan dini inanç ve ibadet hak ve hürriyetlerini kullanabilmeleri bakımından -gerektiğinde vakıf kurmak yoluyla-kendi ibadet yerlerini (somut olayda dua evlerini) yapmaları veya yaptırmaları, din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde eğitsel, sosyal ve kültürel açıdan gerekli çalışma ve faaliyetlerde bulunmaları konusunda yasal bir engel yoktur. Nitekim daha önce kurulmuş olup davacı tarafça örnek gösterilen İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı kuruluş senedinde yazılı amaçlar bu niteliktedir ve mahkemece tescil edilerek tüzel kişilik kazanmışlardır.
Oysa tescili istenen Yedinci Gün Adventistleri Vakfı nın kuruluş senedinde yazılı olan amaç, gösterilen örneklerden farklı olup, münhasıran Yedinci Gün Adventist cemaatine mensup kişileri destekler niteliktedir. Yukarıda belirtildiği üzere, senedin Vakfın Amacı başlığını taşıyan 3.maddesinde Yedinci Gün Adventist inancına mensup olan Türk vatandaşlarının ve Türkiye'de ikamet eden veya Türkiye'de geçici olarak bulunan aynı inançtaki yabancıların dini ihtiyaçlarını karşılamaktır. Denilmek suretiyle vakfın amacının belli bir cemaati (münhasıran Yedinci Gün Adventist inancında olan kişileri) desteklemek olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Türk Medeni Kanununun 101. maddesinin dördüncü fıkrası ile Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 6. maddesi hükmünce bir vakfın tesciline karar verilebilmesi için, bu maddelerde belirtilen yasaklayıcı unsurlardan hiç birinin gerçekleşmemiş olması açık ve kesin bir zorunluluk olup, kamu düzeni ve kamu yararını gözeterek düzenlenmiş bulunan bu hükümler buyurucu niteliktedir. O halde, belli bir cemaat ve inanç mensuplarını desteklemek amacı ile kurulmuş olduğu anlaşılan vakfın tescili isteminin mahkemece reddinde bir isabetsizlik yoktur.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 400.000.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy