(634 S. K. m. 29)
Dava: Dava dilekçesinde karar iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca davaya konu edilen kat malikleri kurulu kararlarının salt B Bloktaki kat maliklerini ilgilendirdiği saptanmış olup, hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda; B Blok'un 10 bağımsız bölümden oluştuğu toplantıların yapılması için kat maliklerinin 1/3'inin isteminin bulunduğu belirtildikten sonra davacı kat malikinin sözü edilen toplantılardan ve alınan kararlardan haberinin olmamasının hayatın olağan seyrine uygun düşmediği, kaldı ki kendisine yapılan icra takipleri nedeniyle de duruma muttali olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda değinilen hususlar göz önünde tutulduğunda kat maliklerinin toplantıya çağrılma yeter sayısının var olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacının toplantılardan ve alınan kararlardan haberdar olduğu yolundaki bilirkişi raporunda belirtilen görüş isabetli değildir.
İptali istenen kararların alındığı toplantılar olağanüstü olduğuna göre bu toplantıların Kat Mülkiyeti Yasasının 29. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen koşullara uygun yapılmış olması gerekir. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre, toplantı için istenilen tarihten en az 15 gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya bir taahhütlü mektupla toplantının günü, saati ve nedeninin bildirilmesi gerekir.
Somut olayda; dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, dava konusu edilen toplantılara davacı kat malikine toplantılar için belirlenen tarihten en az 15 gün önce bir çağrı yapılmadığı veya taahhütlü mektupla bildirilmediği anlaşılmakla bu toplantıların ve alınan kararların yasanın sözü edilen maddesi hükmüne aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacının toplantılardan sonra bu toplantılarda alınan kararlar nedeniyle hakkında yapılan icra takibi sırasında toplantıların ve alınan kararların varlığından haberdar olması toplantılara geçerlilik kazandırmaz.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak dava konusu edilen toplantılara davacının yöntemince çağrılmadığının kabulü ile bu toplantılarda alınan kararların iptaline hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy