(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 162)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacılar tarafından tapuda ferağ işleminin yapıldığı 9.5.2003 tarihine göre 30 günlük yasal süre geçtikten sonra davanın 9.6.2003 tarihinde açıldığı ve ayrıca 5.5.2001 günü yürürlüğe giren 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 Sayılı Yasanın 14.maddesine göre bedel artırımı davasının açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya konulan belgelerden; davalı idarece kamulaştırma kararının taşınmazın davacılar dışındaki diğer bir kısım paydaşlarına tebliği için 30.4.2001 tarihinde notere verildiği ve noterlikçe aynı gün tebliğe çıkartıldığı anlaşılmaktadır. 24.4.2001 tarihli 4650 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinde bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte kamulaştırma kararı alınmış ancak henüz tebligata çıkarılmamış kamulaştırmalarda bu yasa hükümlerinin, diğerlerinde önceki hükümlerin uygulanacağı öngörülmektedir.
Somut olayda dava konusu taşınmazın anılan yasanın yürürlüğe girdiği 5.5.2001 tarihinden önce kamulaştırıldığı ve bu tarihten önce kamulaştırma kararının noterlik aracılığıyla bir kısım paydaşlara tebligata çıkartılmış olduğundan, buna göre eldeki kamulaştırma bedelinin artırılması davasında 2942 Sayılı Yasanın değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, davacıların tapuda ferağ verdikleri 9.5.2003 tarihi ile davanın açıldığı 9.6.2003 tarihi arasındaki süre yasada öngörülenden bir gün fazla ise de, HUMK'nun 162.maddesi hükmü uyarınca yasal sürenin son günü tatile (pazara) rastladığından tatilin ertesi günü açılmış bulunan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak davaya bakılıp toplanacak kanıtlarla oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ret kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy