(2942 S. K. m. 11, 27) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Yusuf Çitil vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Mahkemece taşınmazın kuru tarım arazisi olarak kabulü ile buna göre değerlendirme yapan bilirkişi kurulları raporlarına itibar edilerek, ikinci bilirkişi kurulu raporu uyarınca hüküm kurulmuş ise de, her iki bilirkişi kurulunca nünavebeye alınan buğday ve nohut ürününün kuru şartlarda değerlendirme tarihi (2001 yılı) itibariyle dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatını gösteren veri cetvelinin İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip raporların denetlenmemiş olması,
2- Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının birinci bilirkişi kurulunca %7, ikinci bilirkişi kurulunca %5 oranında uygulanmış olması,
3- Dosyada mevcut Afşin Belediye Başkanlığının yazısında dava konusu taşınmazın belediye mücavir alan sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Böylelikle taşınmazın yerleşim yerine yakınlığı ve pazarlama kolaylığının varlığı anlaşılmış bulunmasına göre %10'u geçmeyecek miktarda objektif artış gerekip gerekmediği konusunda birinci bilirkişi kurulundan ek rapor alınmaması,
4- Tamamı 10658,55 m2 olan taşınmazın kamulaştırılan 1099,25 m2'si düşüldükten sonra kalan 9559,30 m2 lik kısmının büyüklüğü, konumu ve geometrik yapısı gözetildiğinde tarımsal işletme bütünlüğünün olumsuz etkilenmesi söz konusu olmadığı halde artan kesimde ikinci bilirkişi raporunda %l değer kaybı hesaplanmış olması,
5- Mahkemece Kamulaştırma Yasasının 27. maddesine göre tespit edilip idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile tespit ve tescil davası sonunda saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye geri ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu farkın davalılarca bankadan çekildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı idareye ödenmesi yolunda karar verilmesi,
Mahkemece öncelikle İlçe Tarım Müdürlüğünden münavebeye alınan ürünlerin kuru şartlarda dekar başına ortalama verim, üretim gideri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarına ilişkin verilerin getirtilmesinden sonra yukarıda değinilen konularda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı, raporların açıklanan hususlara uygunluğu denetlenmeli ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy