(1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde 10.000 Amerikan Doları alacağın faizi ile tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek. Av. N. Özen ile aleyhine temyiz olunan davalı Vek. Av. B. Babalık geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde; üyesi olduğu davalı vakfın kurucusu olan şirketlerde 01.08.1981 ila 01.02.1996 tarihleri arasında çalıştığını, bu süreler içinde işveren şirketlerce adına davalı vakfa prim yatırıldığını bunların emeklilik hakkını elde edemeden iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi sebebiyle kendisine iade edilmediğini, üyesi olduğu vakıfla ilişkisini keserken ödenen parayı çalıştığı şirketten T-2 hakkı olarak aldığını, bu yüzden davalı tarafından kendisine imzalatılmak istenen ibranamelere ihtirazi kayıt koyduğunu ve davalı vakfı ibra etmediğini ileri sürerek işveren tarafından adına davalı vakfa yatırılan primlerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 Amerikan Dolarının faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında; vakfın üyelerinden prim tahsil eden bir vakıf olmadığını, senedinde gelir kaynakları arasında bunun gösterilmediğini, davacıya tüm alacakları karşılığı olarak 01.02.1996 tarihinde 3.177.335.910 TL. ödenip kendisinden ibraname alındığını böylece davacının bir alacağının kalmadığını, davacının işveren şirketleri tarafından vakfa gönderilen paraların bağış niteliğinde olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacıya iş sözleşmesinin feshi sırasında yapılan ödeme sebebiyle davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa;
Davalı Shell Emekli Sandığı Vakfına ait senedin 1. maddesinde vakfın davacının işvereni şirket tarafından kurulduğu açıklandıktan sonra 5.maddesinde ise senede ekli The Shell Company Of Turkay Limited Memurları Emeklilik Menfaatleri Sistemi Kuralları ve N.V. Turkse Shell Memurları Emeklilik Menfaatleri Sistemi Kuralları tahtında emekli maaşı almakta olanların ve ileride mezkür sistemden istifade etmeye hak kazanacakların Müstehak Memur diye adlandırılacağı, yürüklükte bulunan veya bulunacak olan mezkür sistemlerde belirtilen kayıt ve şartlar altında ödenmesi öngörülmüş çeşitli menfaatlerden kurucu şirketlerce verilecek karar gereğince gösterilen menfaatlerin vakıfça ödeneceği hükme bağlanmış olup bu maddenin atıfta bulunduğu The Shell Company Of Turkey Limited Memurları Emeklilik Menfaatleri Sistemi Kurallarının 4.maddesinin (b) fıkrasında da işveren şirket tarafından belirlenmiş seviyedeki bir işte 01.01.1974 tarihinden sonra memur olarak çalışmış ve deneme süresini müteakip işveren şirket tarafından Emeklilik Menfaatleri Sistemine girmesi için hak tanınanlara belirlenen menfaatlerin ödeneceği açıklanmış olduğuna; mahkemenin talimatı üzerine Hollanda yetkili Mahkemesinin de davacının işvereni ve vakfın kurucusu şirketin yetkilisi olan Lizelot de Graff 20.01.1999 tarihli ifadesinden, mahkemeye verdiği 11.03.1999 tarihli mektubundan ve bunlara eklediği makbuz ile diğer belgelerden, işveren şirket tarafından davacı adına davalı vakfa banka havalesi ile contribution adı altında yani emeklilik katkı payı gönderildiği ve bu ödemelerin davalı vakıf tarafından alındığına; dosyada bulunan bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edilerek işveren tarafından davacı adına davalıya yapılan bu ödemelerin iadesi gerektiği bildirildiğine; davacıya 01.02.1996 tarihinde çekle ödenen ve ihtirazı kayıtla alınan 3.177.335.910 TL.nın sözü edilen katkı paylarının iadesi olmayıp işveren tarafından 15 yıllık emeklilik hakkı kazanmadan iş sözleşmesi feshedilen davacının, temyiz dilekçesine tercümesi ekli Türkiye'deki Shell Grup Şirketleri Yüksek Dereceli Memurlar Yönetmeliğinin Suçsuz ve Emeklilik hakkı kazanmadan işten çıkarmalar başlığını taşıyan 2.maddesinde düzenlenen T/2 numaralı işten çıkarma tazminatı karşılığı olduğu anlaşıldığına göre, davalı vakfın kurucusu şirketler tarafından davacı adına çalıştığı süreler içinde davalıya banka aracılığı ile gönderdiği ve alındığı sabit olan emeklilik katkı paylarının davacıya ödenmesi uygun olacağından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacıya ödenen işten çıkarma tazminatı ile davaya konu edilen emeklilik katkı payları birbirine karıştırılarak davacının davalıda herhangi bir alacağı kalmadığı şeklindeki yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru;
Mahkemece yapılacak iş; davalı vakfın ve işveren şirketlerin merkezindeki kayıtlarda konunun uzman bilirkişi tarafından etraflıca inceleme yapılıp, davacının vakfın kurucusu şirketlerde çalıştığı süreler içinde davacı adına bu şirketlerce davalıya gönderilen emeklilik katkı paylarının tamamı tespit edilip, bilirkişilerden de bu konuda ek rapor alınıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 400.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy