(1086 S. K. m. 388, 438)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yere müdahalenin önlenmesi ve kal istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
HUMK.'nun 388. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının sonuç bölümü kısmında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların uygulamada duraksamaya yol açmayacak ve kuşku uyandırmayacak biçimde açıkça gösterilmesi gerekir. Somut olayda davalının bağımsız bölümü lehine ortak yerlere el atmasının önlenmesi ile bu ortak yerde projeye aykırı olarak yapılan inşaatın kal'ine (yıkılmasına) karar verilmesi istenildiğine göre bunun hüküm fıkrasında kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekirken ortak yere el atılan kısımla birlikte davalının kendi bağımsız bölümünü de içine alacak şekilde müdahalenin önlenmesi ve yıkılmasına karar verilmesi anlamına gelecek biçimde hüküm kurulması doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Sonuç: Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (l) nolu bendinin beşinci satırındaki anlaşıldığından sözcüğünden sonra gelen davalı müdahalesinin önlenmesi ile kal'ine (yıkılmasına) sözcüklerinin çıkartılarak yerine davalının anataşınmazın ortak yerine müdahalesinin önlenmesi ile projeye aykırı olarak yaptığı yapının kal'ine, davalının bağımsız bölümünün projesine uygun (eski) hale getirilmesine sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 02.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy