(634 S. K. m. 19)
Dava dilekçesinde hakimin müdahalesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu ana taşınmazın mimari projesinde yer alan asansörün yaptırılmasına, asansör yapım giderlerinin tüm kat maliklerinin bağımsız bölümlerinde meydana gelecek değer artışları ve kullanım kolaylığı oranında katılmalarına karar verilmesini istemiş; mahkemece, davacı tarafın davasının yerinde olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, tüm kat malikleri, ana taşınmazın bakımına, mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden ve yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özellikle ana taşınmaza ait mimari projede ana taşınmazın A-B-C blokları ve bu bloklardaki toplam 35 bağımsız bölümden oluştuğu taşınmazın ortak yerlerinin (dava konusu ile ilgili olarak) kat merdivenleri bunlara bitişik asansör boşlukları ve terastaki makine daireleri olduğu açıklanmıştır. Keşif tarihinde tespit edilen duruma göre her bloğun kat merdivenine bitişik, onaylı projesine uygun şekilde 3 adet 1.00x1.90 cm. iç ebatlı asansör boşluğu bırakıldığı bu boşluklara 1. bodrum kattan girildiği içlerinin sıvasız olup asansör monte edilmediğinden diğer kat sahanlığındaki kapıların yapılmadığı çatı katlarında bu asansör boşluklarının üstüne isabet eden kısımlarda asansörlerin makine daireleri için projesindeki gibi uygun manevra odası hacimleri yapılıp bırakıldığı görülmüştür. Ana taşınmazın onaylı mimari projesinde asansör olduğuna göre bugüne kadar asansör yapılmamış olması, bundan sonra yapılması için kat malikleri kurulunca bu konuda bir karar alınmasını gerektirmez. Kat maliklerinden her biri bu noksanlığın tamamlanmasını istemek hakkına sahiptir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı tüm deliller toplanarak oluşacak kanaat doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy