(634 S. K. m. 28, 29)
Dava: Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 29.01.2002 ve 07.06.2002 günlü kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiş, yargılama sırasında davaya konu kararın 07.06.2002 değil 29.05.2002 günlü karar olduğu açıklanmış, böylece mahkemece 29.01.2002 ve 29.05.2002 tarihli kat malikleri kurulu kararları hakkında hüküm kurulmuştur.
1- Dosyada toplanan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davaya konu edilen 29.01.2002 ve 29.05.2002 günlü kararlara olumlu oylarıyla katılıp kararların altını imzalayan A. Akış ve Ç. Atagün adlı kişilerin anataşınmazda bağımsız bölüm maliki olmadıkları gibi, toplantıya hangi kat malikini ya da maliklerini temsilen katıldıkları da anlaşılamamaktadır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre kat malikleri kurulu kararlarının iptaline ilişkin davanın o karara olumlu oylarıyla katılan kat maliklerinin tümüne yöneltilmesi gerekir. Buna göre anataşınmazda kat maliki olmadıkları tapu kaydı içeriğinden belirlenen A. Akış ve Ç. Atagün'ün davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilerek bunlar hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ve ayrıca adı geçenlerin hangi bağımsız bölüm maliklerini temsilen katıldıklarının saptanması ile vekaleten katılmış iseler temsil ettikleri kat maliklerinin belirlenip onların da yöntemine uygun biçimde davaya katılmalarının sağlanmasından ve böylece taraf teşkilinden sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
2- Kabule göre de;
a) Davada 29.01.2002 ve 29.05.2002 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının yasaya ve yönteme uygun alınmadığı savı ile iptali istenildiğine göre her iki kararın alındığı toplantının
Kat Mülkiyeti Yasasının 29.maddesinde öngörülen koşullara uygun yapılıp yapılmadığı, bu cümleden olarak toplantının yapılacağının belirlenen tarihten en az 15 gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya bir taahhütlü mektupla toplantı sebebi de belirtilerek bildirilip bildirilmediği araştırılıp saptanmadan, ayrıca 30.maddede öngörülen toplantı ve karar yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığı, 31.madde hükmü uyarınca da kat maliklerinin oya katılmalarının bu maddede öngörülen esaslara uygun bulunup bulunmadığı yöntemince tespit edilmeden yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu mahkemece 29.01.2002 günlü genel kurulda alınan kararın gereğinin yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle bu kararın iptali yönündeki istemin reddine hükmedilmesi,
b) Ana taşınmazın yönetim planının 42. maddesinde kat maliklerinin ortak giderlere katılma pay oranları açıkça belirlenmiş olup maddenin birinci fıkrasında ortak giderlerin ana taşınmazdaki 14 normal kat ile iki çatı katı maliki arasında eşit olarak paylaştırılacağı, ikinci fıkrasında kalorifer yakıtı için harcamaların toplamı üzerinden zemin katta cepheye bakan iki dükkanın payına düşen miktarın bu dükkanların malikleri arasında paylaştırılacağı, üçüncü fıkrasında ise öteki dükkanların maliklerinin ortak giderlere katılmayacağı hüküm altına alınmış iken; kat malikleri kurulunca alınan ve bu dava ile iptali istenen 29.05.2002 tarihli kat malikleri kurulu kararı ile ana taşınmazdaki dükkanların da genel ve zorunlu giderlere arsa payları oranında katılacakları kararlaştırılmıştır. Sözü edilen kat malikleri kurulu kararı yönetim planının 42. maddesini değiştirir niteliktedir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 28.maddesi hükmü uyarınca yönetim planının değiştirilebilmesi için bütün kat maliklerinin 4/5'inin oyu şarttır. Bu durumda kat malikleri kurulunca alınmış bulunan söz konusu kararın ana taşınmazdaki bütün kat maliklerinin 4/5'inin olumlu oyunu taşıyıp taşımadığı ve dolayısıyla yönetim planını değiştirecek çoğunluğun var olup olmadığı saptanmadan mahkemece 29.05.2002 tarihli genel kurulda dükkanlardan aidat alınmasına ilişkin 3 nolu kararın yönetim planının 42/1 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali yolunda hüküm kurulması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy