(4721 S. K. m. 83)
Dava: Dava dilekçesinde vakıf üyeliğinden çıkarma kararının iptali ve vakıf üyeliğinin devam ettiğinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı mütevelli heyeti üyesi olduğunu bu üyeliğinin düşürüldüğünü ileri sürerek, mütevelli heyet üyeliğinden çıkarma kararının iptali ile bu üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiş; mahkemece, davalı vakıf tarafından üyelikten çıkarmaya ilişkin usulüne uygun olarak alınmış bir karar bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, ancak taraflar arasında bu muarazanın da giderilmesi gerektiğinden ve davacının üyeliğinin düştüğü ve üyelikten çıkarıldığı yolunda bir karar bulunmadığından davacının halen üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının üyesi olduğu İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfına Ait Senedin 22. maddesinin 2.fıkrasında borçlarını son ödeme tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyen üyelerin üyeliklerinin kendiliğinden düşeceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu bağlamda vakfın yetkili organınca davalının vakıf üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin herhangi bir karar alındığına dair belge de dosyada bulunmamakta ise de taraflar arasında davacının 1999 yılından beri vakfa olan ve vakıf senedinin 6. maddesinde belirlenen üyelik aidatı borcunu ödemediği konusunda bir uyuşmazlık da bulunmadığına göre, herhangi bir karar alınmasına gerek olmadan davacının vakıf üyeliğinin sözü edilen 22. madde uyarınca kendiliğinden düşmüş olacağının kabulü gerekir. Saptanan bu durum karşısında davacının mütevelli heyeti üyeliğinin devam etmediği gözetilmeden davanın kabulü ile davacının mütevelli heyet üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy