(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece dava konusu taşınmazın yerinde bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi kurulundan raporlar alınmışsa da bu rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
1-Bilirkişi Kurulu raporlarında dava konusu taşınmazın üzerinde değişik cins ve yaşta 272 adet ağaç bulunduğu bunlardan 127 tanesinin yaşı ve cinsi itibariyle verim çağına gelmiş çeşitli meyve ağaçları olduğu saptanmıştır. Taşınmazın yüzölçümü ile verim çağına gelmiş bulunan ağaçların sayısı dikkate alındığında taşınmazın tamamına karışık kapama meyve bahçesi niteliği kazandıracağı anlaşılmaktadır. 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının f bendinde arazilerde, taşınmaz malın değerinin tespitinde kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin esas alınacağı öngörülmektedir. Yasanın bu maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın tamamının üzerindeki verim çağına gelmiş olduğu saptanan değişik yaş ve cinsteki 127 adet meyveli ağaç gözönünde tutularak karışık kapama meyve bahçesi olarak kabulü ile bu ağaçların cins ve yaşları itibarıyla dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kilogram başına toptan satış fiyatlarının öncelikle İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilmesinden sonra veriler uyarınca taşınmazın kapama karışık meyve bahçesi olarak getireceği net gelirini hesaplaması ve buna %5 oranında kapital faiz uygulanması suretiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi bu cümleden olarak taşınmazın tamamının kapama karışık meyve bahçesi niteliğine göre tespit edilecek olan bu bedeli içinde karışık kapama meyve bahçesi kapsamı dışında kalan diğer ağaçların değerlerinin de bulunduğu cihetle ayrıca diğer ağaçlara herhangi bir değer verilmemesi konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden bilirkişi kurulunun taşınmazın tamamını açık tarım arazisi olarak değerlendirip tek ürün (patlıcan) üzerinden bedel tespit eden ve bu bedele ağaçların maktu değerlerini ekleyen raporlarına itibarla yasa hükmüne ve Yargıtay uygulamalarına uygun düşmeyecek biçimde hüküm kurulmuş olması,
2- Kabule göre de, objektif artışın salt zemin değerine uygulanması gerekirken bilirkişilerce bulunan zemin bedeline ağaçların değerinin de eklenmesi suretiyle bulunan toplam bedel üzerinden %5 objektif artışa hükmedilmesi,
3- Davanın niteliği özellikle verilen kararla kamulaştırma bedelinin tespit edildiği gözetilmeden kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmış olması,
4- Yine davanın niteliği gözönünde bulundurularak maktu harç yerine nisbi harca hükmedilmesi ve ayrıca davada kendisini vekille temsil ettirmiş bulunan davacı idare yararına maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, bu cümleden olarak birleştirilen davanın davacısı Kazım Y. lehine takdir olunan vekalet ücretinin adı geçen davacı yerine doğrudan vekiline ödenmesi yolunda hüküm kurulması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy