(634 S. K. m. 29, 30, 31, 32, 33) (1086 S. K. m. 427)
Dava: Dava dilekçesinde hakimin müdahalesi ve 130.000.000 TL.nın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı (Asil) E. Demir geldi. Aleyhine temyiz olunan davalılar adına gelen olmadı. Gelen Asil'in sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında verdiği açıklama dilekçesinde 11.01.2002 günlü kat malikleri kurulu kararının usul ve yasaya uygun alınmadığı savıyla iptalini, ayrıca görevden ayrılan yöneticinin yerine yeni yönetici seçilmesini, ortak gider aidatlarının ödeme yerinin tespitini, ortak gider alacağı olarak kendisinden haksız olarak fazladan alınan 34 milyon TL. ile çatı onarımı için harcadığı 96.000.000 TL.nın davalı kat maliklerinden arsa payları oranında tahsilini istemiş; mahkemece tüm istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacının davalı kat maliklerince kendisine geri ödenmesini istediği 34.000.000 TL. ile çatı onarımı (oluk değiştirilmesi) için harcadığı 96.000.000 TL. dan aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davalı her bir kat malikinin payına düşen miktar gözönünde tutulduğunda HUMK'nun 427.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre kesinlik sınırı içinde kaldığından davacının bu istemleri yönünden kararın kesin olduğu cihetle temyiz isteminin reddine,
2- Anataşınmaza yönetici seçilmesi ve aidatların ödeneceği yerin tespiti istemi yönünden; dosyaya toplanan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının sözü edilen istemler yönünden onanmasına,
3- 11.01.2002 günlü kat malikleri kurulu kararının iptali isteminin reddine ilişkin mahkeme kararı yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davada 11.01.2002 günlü kat malikleri kurulu kararının usul ve yasaya, yönetim planına ve hakkaniyet kurallarına uygun olmadığını ileri sürerek iptalini istemiş mahkemece söz konusu kararın alındığı tarihte davacının kat maliki olmadığı ve karar gereklerinin yerine getirildiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 32.maddesi hükmünde anataşınmazın kat malikleri kurulu tarafından sözleşme, yönetim planı ve yasa hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetileceği, bu kararlara tüm kat malikleri ile onların külli ve cüz'i haleflerinin uymakla yükümlü oldukları öngörülmüş; yasanın 33. maddesi hükmü ile de kat malikleri kurulunca verilen karara razı olmayan kat maliklerinden her birine o kararın iptali konusunda sulh mahkemesine başvurularak hakimin müdahalesini isteme hakkı tanınmıştır.
Dosyaya getirtilen tapu kaydı içeriğinden davacı E. Demir'in davanın açıldığı tarihte anataşınmazda kat maliki olduğu anlaşılmaktadır. Davacı kat maliki yönünden yukarıda sözü edilen yasanın 32. ve 33. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde özellikle iptali istenen kararın içeriği de gözönünde bulundurulduğunda bu karar davacının kat maliki olmadan önce alınmış olmakla birlikte geleceğe yönelik olarak davacının kat maliki olduğu dönemde de hükmünü icra edeceği hususu da gözetilerek 32. maddenin 2. fıkrası hükmü gereği kendisini bağlayacağı ve buna uymakla yükümlü bulunduğu, sonuç olarak davacının hukukunu ilgilendirdiği cihetle bu karara razı olmaması karşısında 33. madde uyarınca iptalini isteme hakkının bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek söz konusu kararın kat mülkiyeti yasasının 29. ve izleyen (30-31-32) maddelerinde öngörülen koşullara uygun olarak alınıp alınmadığının saptanması ve bu hususlarda kanıtların toplanmasından sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesine dayanılarak ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy