(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde yurtdışı eğitim ve öğretim gideri olan ve saklı tutulan 91,678 dolar ana, 7686 dolar faiz toplam 99364 doların davalılardan müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, Kütahya Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1999/504 Esas - 2001/464 Karar sayılı ilamı ile 5.000.000.000TL'nin davalı Mustafa Erol'dan alınmasına karar verilip fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına hükmedilmesi üzerine fazlaya ilişkin hak olarak 91.678 Dolar ana para, 7.686 Dolar faiz ve 3.273.628.368 TL. ana para ve 1.210.703.964 TL. faiz alacağının tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile ana para olarak 45.663 ABD. Dolarının davalılarından müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine hükmedilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler, özellikle mahkemenin daha önce karara bağlanan ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 1999/504 Esas- 2001/464 karar sayılı dosyası içerisindeki 28.4.1995 gün ve 18755 yevmiye sayılı Taahhüt ve Kefalet Senedi ve bilirkişilerce düzenlenen raporlar da birlikte değerlendirilerek gerektiğinde dosya üzerinde yeniden bilirkişi incelenmesi de yaptırılmak suretiyle davalı tarafın davacıya ödemesi gereken dolar cinsinden asıl borcun açıkça saptanıp buna hükmedilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu 45.663 ABD. Dolarının ödenmesine karar verilmesi,
Ayrıca, yukarıda sözü edilen Taahhüt ve Kefalet Senedinin A/12 maddesinde davalı asıl borçlu Mustafa E. için Üniversite veya Yüksek Teknoloji Enstitüsü tarafından yapılmış olan tüm harcamaların harcamanın yapıldığı tarihteki döviz efektif satış kuru üzerinden ve iki katı olarak ödeneceği öngörülmüş olup, davacı tarafta dava dilekçesinde asıl alacağın yanında bunun %100'ü olan miktarı da istediği gözetilerek Borçlar Kanununun 161. maddesi de dikkate alınmak suretiyle asıl alacağın yanında cezai şart niteliğindeki paraya da hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bundan ayrı, dava dilekçesinde faiz istemi de bulunmasına karşın bu konuda gerekçe de gösterilmeden fazlaya ilişkin istemin reddine denilmek suretiyle bu husustaki isteğin de reddedilmiş olması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, 30.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy