(2942 S. K. m. 21) (4721 S. K. m. 705) (743 S. K. m. 633)
Dava: Dava dilekçesinde 25.131.250.000 TL.nın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vek. Av. İbrahim Narman ile davacı Vek. Av. Mustafa Hamarat geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Dava, idarenin 2942 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca kamulaştırmadan vazgeçmesi nedeniyle, taşınmaz mal sahibine ödenen kamulaştırma bedelinin geri alınması istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, davacı idarece 51 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığı, bu taşınmazda 4/16 (1/4) pay sahibi olan davalıya toplam 20.131.250.000 TL bedel ödendiği ve mülkiyetin tapuda idare adına tescil edildiği, davalı İbrahim İlker'in bedel artırımı için açtığı davanın yargılaması sırasında idarenin kamulaştırmadan vazgeçmesi üzerine konusuz kalan davada bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilip, kararın kesinleşmesinden sonra idarenin eldeki bu kamulaştırma bedelinin geri ödenmesi davasını açtığı anlaşılmaktadır.
2942 sayılı Yasanın 21. maddesi gereğince idare, kamulaştırmanın her aşamasında kamulaştırmadan tek yanlı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebilir. Buna göre kamulaştırma bedeli konusundaki anlaşmazlık kesin sonuca bağlanıncaya kadar idarenin kamulaştırmadan vazgeçme yeteneği vardır. Kamulaştırma bedelinin artırılması davasından önce veya dava sırasında idare lehine tapuda ferağ verilmiş olması da 21. maddenin uygulanmasına engel oluşturmaz.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. (önceki 743 Sayılı Yasanın 633.) maddesi gereğince kamulaştırma ile taşınmazın mülkiyeti -tescilden önce- idareye geçtiği gibi, bunun tersi bir oluşumla vazgeçme ile kamulaştırma ortadan kalktığından ve bunun için idarenin tek yanlı iradesi yeterli olduğundan mülkiyet hakkı eski malike döner. Böylece idarenin, kamulaştırma nedeniyle taşınmaz sahibine ödemiş olduğu bedeli geri isteme; taşınmaz malikinin de tapuda idare adına kayıtlı olan taşınmazın kendi adına tescilini isteme ve dava açma hakkı doğmuş olur.
Somut olayda, davacı idarenin 2942 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca kamulaştırmadan vazgeçmiş olmasıyla taşınmazın mülkiyeti eski maliklere geçmiş bulunduğundan, davacı idarenin bu taşınmazda paydaş olan davalı İbrahim İlker'e (1/4) pay karşılığı ödemiş olduğu kamulaştırma bedelini geri isteme hakkı vardır. Açıklanan tüm bu nedenlerle -taşınmaz mal sahibinin idare aleyhine açtığını ileri sürdüğü tapu iptali ve tescil davasının sonucunu beklemeden- mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur.
Sonuç: Bu itibarla dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının ise istek halinde davacı tarafa iadesine, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy