(5072 S. K. m. 2, Geç m. 1, 2) (5234 S. K. m. 24) (4721 S. K. m. 101, 113) (Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük m. 26)
Dava: Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, Niğde İli Çevre Koruma Vakfı senedinde 5072 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan değişikliklerin tescili istenilmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- 5072 sayılı Yasanın Temel İlkeler başlığını taşıyan 2. maddesinin kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak vakıf organlarında görev alamaz hükmünü içeren (d) bendi uyarınca vakfın kuruluş senedinin 11. maddesine göre; Vakıf Mütevelli Heyeti, ilin en büyük mülki idare amirinin başkanlığında vakıf senedinde adları yazılı tüzel kişiler ile vakıf kuruluşundan sonra mal varlığına her yıl mütevelli heyetince belirlenecek miktarda taşınır veya taşınmaz mal ve para bağışlayarak katkıda bulunan gerçek ve tüzel kişilerin talep etmeleri ve bu talebin mütevelli heyetince uygun görülmesi halinde kabul edilenlerden oluşacağı; 14. maddesinin (a) fıkrasına göre, Vakıf Danışma Kurulunun 11. maddede olduğu gibi ilin en büyük mülki idare amirinin başkanlığında, ilde bulunan Bayındırlık ve İskan Müdürü, İl Sağlık Müdürü, Hastane Baştabipleri, İl Tarım Müdürü, Orman Bölge veya İşletme Müdürü, Köy Hizmetleri Bölge veya İl Müdürü, İl Veteriner Müdürü, İl Turizm Müdürü, İl Kültür Müdürü, İl Milli Eğitim Müdürü, İl Müftüsü, Çevre Müsteşarlığı Bölge Temsilcisi, Üniversite Rektörlerince belirlenecek ilgili bölüm dalları, Borsa ve Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Başkanlarınca belirlenecek üretim ve hizmet sektörü temsilcileri, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odasınca belirlenecek uzmanlık alanları temsilcileri, Büyükşehir ve İl Belediye Başkanları ile Kaymakamlar ve maddenin (b), (c), (d) gösterilen kişi ve kuruluş temsilcilerinden meydana geleceği hükme bağlanmış iken, yapılan yeni düzenleme ile bu kurullarda görev alanların görev unvanları kaldırılarak yerine bu kamu görevlilerinin doğrudan adları yazılmak suretiyle sabit hale getirilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere 5072 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (d) bendi uyarınca kuruluş senedinde mütevelli heyetinin oluşumunu düzenleyen 11. maddenin (a) ve (b) fıkralarında yapılan değişiklikler mahkemece tescil edilmiş ise de -karar tarihinden sonra temyiz incelemesi aşamasında- 21.09.2004 günü yürürlüğe giren 5234 Sayılı Yasanın 24. maddesi ve 5072 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinde öngörülen süre 31.12.2005 tarihine kadar uzatılmış ve eklenen geçici 2. maddede 5072 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan vakıfların senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklı tutulmuştur. Dava konusu vakıf, anılan yasanın yürürlük tarihinden önce kurulduğu cihetle, kuruluş senedindeki kamu görevlilerinin görev unvanlarını kullanma hakkının saklı olduğunun kabulü gerekir. Makam unvanı yerine, salt kamu görevlisinin adının yazılması durumunda bu kişi (örneğin İlin Valisi) temsil ettiği kamu görevinden ayrılmış olsa da mütevelli heyet üyeliği devam edecek, yerine atanan kişi vakıfta görev alamayacak, bu bağlamda mütevelli heyet üyeliği ömür boyu sürecek, sonuç itibarıyla böyle bir düzenleme kurucu iradeye aykırı düşecektir. Oysa kurucu irade, mütevelli heyet oluşumunda kişiyi değil, görev unvanını esas almıştır. 5072 Sayılı Yasaya 5234 sayılı Yasayla eklenen geçici 2. madde hükmü de bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle vakıf senedinin 11 ve 14. maddelerinde yapılan söz konusu değişikliklerin ve bununla bağlantılı olarak vakıf senedine eklenen yeni mütevelli heyet ile yönetim ve denetim kurullarının oluşumunu gösterir listenin de tesciline ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi,
2- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 101. maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amaç doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfeden tarafından kuruluş senedinde belirlenen vakfın amaç ve örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bununla birlikte vakfın amacı, geçen zaman içinde tamamen değişik bir anlam ve nitelik kazanmış olursa, ancak bu nedenle değiştirilmesi söz konusu olacaktır. Türk Medeni Kanunu'nun 113. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26. maddeleri, vakfın asıl amacının niteliği ve kapsamı vakfedenin vakıf senedinde belirttiği isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olursa, amacın değiştirilmesi için yetkili asliye mahkemesine başvurulacağını hükme bağlamış olup, burada ölçü vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleştirilmesinin olanaksız duruma gelmesidir. Amacın değiştirilebilmesi için objektif ve subjektif koşulların birlikte oluşması gerekir. Objektif koşullar bakımından amacın anlam ve içeriğini yitirmesine, subjektif koşullar bakımından da değişmiş olan amacın artık vakfedenin isteğiyle bağdaşmasına olanak bulunmamasına bağlıdır. Ancak bu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda, vakfın amacı, vakfedenin asıl amacına aykırı olmamak kaydıyla, vakıf yönetim organının veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün başvurusu üzerine yetkili asliye mahkemesince değiştirilir.
Somut olayda; tescil edilmiş Niğde İli Çevre Koruma Vakfına ait senedin 3. maddesinde, İnsanın, insan sağlığının, çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel alanda arazinin ve tabii kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması, her türlü çevre kirliliğinin önlenmesi, ülkenin doğal bitki ve hayvan varlığı ile tabii ve tarihi zenginliklerinin korunması için; maddi ve manevi katkıda bulunmak ve bu amaçla yeni kaynaklar sağlamak şeklinde belirlenen amacın değiştirilmesi ve genişletilmesi sonucunu doğuracak nitelikte, İlin tabi ve tarihi zenginliklerini il ve ülkede tanıtmayı, Niğde İli sınırları içerisinde kamuya yönelik her türlü hizmetlerde maddi desteği sağlamayı, Milli Bayramların ülkede ve ilde coşkuyla kutlanmasını temin etmeyi ve 4. maddeye eklenen (İ) fıkrası ile de koruyucu sağlık hizmeti veren kamu kurum ve kuruluşları ile eğitim hizmetleri veren kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerine destek vermeyi bu alanda vakıf yönetiminin belirleyeceği şekilde kamunun harcamalarına destek olmayı hedefleyen değişikliklerin tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece; vakıf senedine eklenmek suretiyle yapılan düzenlemelerin vakfedenin kuruluş sırasında bizzat belirlediği amacın genişletilmesi ve değiştirilmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı kurucu iradeye aykırılık oluşturup oluşturmayacağı araştırılıp belirlenmeden amacın genişletilip değiştirilmesi niteliğinde bulunulup bulunulmadığı incelenmeden tescile karar verilmesi,
3- Yönetim kurulunun oluşumunu ve işleyişini düzenleyen vakıf senedinin 17. maddesinde, kurulun on kişiden meydana geleceği, başkanının ilin en büyük mülki idare amiri olduğu, üyelerinden üçünün çevreden sorumlu Devlet Bakanı diğerlerinin ise yönetim kurulu başkanı tarafından, Danışma Kurulu üyeleri arasından, en az üç yıl için seçileceği belirtildiği halde; tescili istenilen değişiklik ile sözü edilen kurulun bir başkan ve sekiz üyeden oluşacağı başkanının Danışma Kurulu üyeleri arasından üyelerinin ise Danışma Kurulu Üyeleri arasından veya dışarıdan da seçilebileceği öngörülmüş ise de; birinci paragrafta belirtilen hususlar ile Türk Medeni Kanununun 112. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 25. maddelerine göre kesin ihtiyaç hasıl olduğu takdirde ve haklı nedenlerin bulunması halinde, vakfın örgütünde, yönetiminde ve işleyişinde değişiklik yapılabileceği gözetilmeden ve gerekçeleri de açıklanmadan bu konudaki değişikliğin uygun bulunması,
Bundan ayrı olarak; Vakıf senedinin 24.maddesinde, vakfın sona ermesi halinde vakfa ait malların Çevre Kirliliği Önleme Fonu'na devredileceği kurucu irade tarafından belirlendiği halde bu kurucu iradeye aykırı olarak vakfın sona ermesi halinde vakfa ait malların uygulamada karışıklığa ve duraksamaya yol açacak şekilde kanunda belirtilen kurum ve kuruluşlara devrine ilişkin değişikliğin tesciline karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy