(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vek. Av. Ahmet Tosun ile davacı vek. Av. Nuri Temel geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği ile kapama portakal bahçesi olarak değerlendirilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; mahkemece yapılan inceleme ve bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-) Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, arazinin toprak ve topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki portakal bahçelerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı en az % 5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, bilirkişi kurul raporlarında taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının % 5 yerine % 4 olarak kabulü,
2-) Mahkemece, değerlendirmeye ve hükme esas alınan birinci ve ikinci bilirkişi kurulları raporlarında taşınmazın kamulaştırma bedelinin saptanmasında Antalya Tarım Müdürlüğü verileri esas alınmıştır. Yargıtay'da yerleşmiş uygulama; tarım arazilerindeki değerlendirmenin, taşınmazın yer aldığı ilçe dahilinde ekilmesi mutad olan ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarının doğru istatistiki bilgilere dayandığı bilinen- ilçe tarım müdürlüğünden getirtilmesini ve raporların buna göre düzenlemesini öngörmektedir. Mahkemece bu ilke doğrultusunda -değerlendirme tarihi (2003 yılı) itibariyle- münavebe ürünlerine ilişkin veri cetvellerinin ilçe tarım müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporlarının denetlenmesi, gerekiyorsa ilçe verilerine uygun ek raporlar alınması gerektiği düşünülmeden, denetime elverişli olmayan il tarım müdürlüğü verilerini esas alan raporlara dayanılarak hüküm kurulması ve kararın dayanağını oluşturan birinci bilirkişi raporunda 2002 yılı verileri oluşmadığından bahisle 2002 yılı il tarım müdürlüğü verilerine endeks uygulanması suretiyle değerlendirme yapılması,
3-) Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulması gerekirken ikinci bilirkişi kurulu raporunda değer belirlenirken anılan Yasa hükmü göz ardı edilerek -belgelerin mahkemeye verildiği (davanın açıldığı) gün yerine- kamulaştırma tarihine göre hesaplama yapılmış olması,
4-) Davalılardan Münire Ergin ile Ömer Çektin payı yönünden tapu kaydında mevcut ipotek ve haciz şerhlerinin kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
5-) Kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olan taraflar yararına maktu tarife üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
6-) Davalılardan Emine ve Adnan Çetkin'in adlarının karar başlığında yazılmamış olması,
7-) Hasata yakın ürün değerinin hesaplanmasında zarar gören ağaç sayısı birinci bilirkişi raporunda 27, ikinci bilirkişi raporunda 16 olarak alınmak suretiyle değerlendirme yapılmış olduğu halde raporlar arasındaki bu çelişki giderilmeden hüküm kurulması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve davalı yararına takdir edilen 400.00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy