(4721 S. K. m. 683) (634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yere el atmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kat maliki vekili dava dilekçesinde, davalının ana taşınmazın mimari projesinde kömürlük iken İmar Affı Yasasına göre yapılan proje değişikliği ile meskene dönüştürülen ortak yeri haksız işgal ettiğini ileri sürerek haksız el atmasının önlenmesi ile 300 milyon TL haksız işgal tazminatının (ecrimisilin) ödenmesini istemiş; yargılama sırasında sözü edilen ortak yerin kat malikleri kurulunun 1.11.2002 günlü kararı ile davalıya kiralandığı anlaşılmakla bu karara olumlu oylarıyla katılan kat malikleri davaya dahil edilmiş ve davacı ıslah yoluyla ecrimisil tutarını 180.000.000 TL.ye indirmiştir.
Mahkemece davalı kiracının kira sözleşmesine dayanarak dava konusu yeri kullandığı bu nedenle haksız işgalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle onun hakkında açılan müdahalenin önlenmesi davasının reddine, 120.000.000 TL ecrimisil tutarının bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
1- Hüküm altına alınan haksız işgal tazminatı (ecrimisil) tutarı bir milyar TL. yı geçmediğinden, HUMK. nun 5219 Sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesinlik sınırı içinde kaldığından bu yöne ilişkin temyiz isteminin REDDİNE,
2- Ortak yere haksız el atmanın önlenmesi davası yönünde temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava konusu edilen yer kat malikleri kurulunun 1.11.2002 günlü kararı ile davalı Ferruh D.'e kiralandığı ileri sürülüp bu karara olumlu oy kullanan kat malikleri davaya dahil edilmiş iken bunlar hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması, bu bağlamda davaya katılanların gerekçeli kararın başlık kısmında gösterilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
b) İşin esası yönünden ise; dava konusu edilen yer dosyaya getirtilen onaylı mimari projelerde kömürlük, sığınak ve çamaşırlık olarak gösterilmiş olup bu niteliğine göre ortak yer olduğu anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde sözü edilen ortak yerlerin İmar Affı Yasası hükümleri uyarınca mesken nitelikli bağımsız bölüme dönüştürüldüğünü ileri sürmekte ise de bu konuda dosya içerisinde değişiklik projesi ya da buna ilişkin herhangi bir belge yer almamakta, dolayısı ile bu yerin ortak yer niteliğinden çıkarıldığı hususunda belge ve bilgi bulunmamaktadır. Kaldı ki taraflar da buranın ortak yer olmadığı yönünde herhangi bir sav ve savunma ileri sürmemişlerdir. Bu durum karşısında dava konusu edilen alanın ortak yer niteliğinde olduğu sonucuna varıldığında böyle bir yerin kiraya verilmesi anataşınmazdaki tüm kat maliklerinin oybirliği ile verecekleri bir kararla olanaklıdır. Kat malikleri kurulunun yukarıda sözü edilen 1.11.2002 günlü kararı tüm kat maliklerinin oyunu taşımadığından yasanın buyurucu hükmüne aykırı bulunan bu karara dayanılamaz.
Yukarıda açıklanan hususlar gözönünde tutularak davanın kabulü ile davalı tarafın haksız el atmasının önlenmesine, mahkemece bu konuda davalılara (davalı kiracı ve davaya katılan kat maliklerine) belli ve uygun bir süre verilmesine, süresinde karar gereğinin yerine getirilmemesi durumunda davalı kiracının bu yerden tahliyesine hükmedilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonunda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy