(1587 S. K. m. 46) (4721 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 62, 63)
Dava: Dava dilekçesinde davacı nüfus kütüğünde yazılı olan İbrahim Teke adı ve soyadının Ali Danışman olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılması nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde İbrahim Teke olarak kayıtlı bulunan müvekkilinin adının Ali, soyadının ise Danışman olarak değiştirilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davacı vekilince isim ve soyisim tashihine ilişkin özel yetkiyi içeren vekaletnamenin davacı vekilince tanınan süre içerisinde mahkemeye sunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı vekilinin genel vekaletnameye dayanarak müvekkili adına bu davayı açtığı, yargılamanın birinci oturumuna davalı asille birlikte katıldığı ve vekilliğine karar verildiği, davacının ve vekilinin hakim huzurunda birbirini tamamlayan beyanında dava dilekçesindeki istemi doğrultusunda olduğu davacının duruşmadaki hal ve beyanlarının davaya icazet anlamını taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacı vekiline dava ile ilgili özel yetkiyi içeren vekaletname ibrazının istenmesine gerek bulunmadığı halde bunun için 10 günlük süre verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy