(2942 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar Abdurrahman Ayyarkın, Ruhi Ayyarkın ve Servet Ayyarkın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Kamulaştırma Yasası'nın özellikle arsalara ilişkin 11. maddesinin (g) bendi uyarınca taşınmazın değeri değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlarına göre belirlenir. Bu sebeple, Yasanın bu hükmüne rağmen somut emsal alınan 28 parsel numaralı taşınmazın kamulaştırılması sebebiyle açılan bedel artırımı davasında ulaşılmış fiyatın dava tarihine endekslenmesi suretiyle emsalin ve dolayısıyla dava konusu taşınmazın değerinin tespit edilmiş olması,
2- Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan meyve verecek yaştaki 8 kayısı, 2 armut ve 400 omcaya maktuen değer verilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, topraktan ayrı olarak değerlendirme söz konusu olduğunda ağaç bedeli, kaim değer yöntemi esas alınarak belirlenir. Bu yöntemde önce, değişik cinste mevcut ağaçların ve üzüm omcalarının ne miktar alanı kapama meyve bahçesi ve bağ yapmaya yeterli olduğu saptanıp bu alan, kapama meyve bahçesi ve bağ olarak değerlendirilir, aynı yer çevrede ekilmesi mutad ürünler münavebesine göre tarla ziraati yapılarak yeniden değerlendirilip tarla ziraatinde bulunan değer kapama bahçe ve bağ olarak bulunan değerden çıkarılarak ağaçların ve omcaların değeri bulunur. Bu değerlendirme yapılırken zeminin kullanım tarzı dikkate alınmadan arsa olarak değerlendirildiği, gerçek değerini kesilmesi zorunlu ağaç ve omcalardan değil, üzerine yapı yapılması özelliğinden aldığı olgusu gözetilerek ağaç ve omcaların kaim değer olarak bulunan değerinden, toprağın da bir unsur olduğu gözetilerek zeminin iki kez değerlendirilmesine meydan vermemek için bulunan miktardan, bu özelliği hesaba katacak oranda indirim yapılması gerekirken bu yönteme uygun düşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
Kabule göre de;
3- Dava sonunda karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretinin Avukatlık Yasasının (değişik) 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek taraflar yerine doğrudan avukatına ödenmesine karar verilmiş olması,
Mahkemece, tarafların bildireceği veya resen emsal taşınmazlara ait tapu kayıtları getirtildikten sonra yukarıda sözü edilen 1 ve 2 numaralı bozma doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı; ağaç ve omcaların değerinin tespitine esas olmak üzere, İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilecek veri listesine raporun uygunluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda vekalet ücretine yönelik 3 numaralı bozma da dikkate alınarak karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy