(2762 S. K. m. 1) (4721 S. K. m. 108)
Dava dilekçesinde tevliyete ve gaile fazlasına müstahik vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraflarca duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av. SY geldi. Vakıf mütevellisi ve davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Davada davacı, Köprülüzade Hafız Ahmet Paşa Vakfının gailesinden pay almaya müstahak evlat olduğunun ve tevliyete ehil bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, özellikle vakıf senetleri ve bilirkişi raporu içeriğinden; Köprülüzade Hafız Ahmet Paşa Vakfının mülhak vakıf niteliğinde olduğu, vakıfnamelere göre de ekber, esen ve erşet olan vakıf evladının mütevelli olacağının belirtildiği, buna göre halen davalı ES'nin mütevelli görevini yürüttüğü davacının vakıfnamelerde öngörülen koşullardan ekber evlat niteliğini henüz taşımadığı anlaşılmakla, saptanan bu nedenle mahkemece davacının tevliyete müstahak evlat olduğunun tespitine ilişkin isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; yukarıda sözü edilen vakıfnamelerde vakıf evlatlarına gaile fazlasının bırakılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı ve bu hususun dairemizce daha önce incelenen aynı vakıfla ilgili Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/360 esas (Dairemizin 2004/10302 esas) sayılı dosyası içerisindeki 16.01.2004 günlü bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği halde, bu eldeki davada aynı bilirkişinin gerekçe de göstermeden davacının gaileye müstahak evlattan olduğuna ilişkin soyut kanısına itibar edilerek davacının bu yöndeki isteminin kabulü ile Köprülüzade Hafız Ahmet Paşa Vakfının gaileye müstehik vakıf evladı olduğunun tespitine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 400.00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy