(2942 S. K. m. 17, 31) (4721 S. K. m. 705)
Dava: Dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dava, kamulaştırılan taşınmazın davalılardan B. adına kayıtlı 1/8 payının kamulaştırmayı yapan davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden; dava konusu edilen 85 parsel sayılı taşınmazın ... Belediye Başkanlığı'nca 13.06.1995 tarihinde kamulaştırıldığı, kamulaştırma evrakının paydaşlardan M'ye 04.01.1996 tarihinde tebliğ edildiği, bu suretle kamulaştırma işleminin 04.02.1996 tarihinde bu paydaş yönünden kesinleşip mülkiyetinin kamulaştırmayı yapan idareye geçtiği, paydaşlar tarafından açılan kamulaştırma bedelinin artırılması davasının 05.05.1999 tarihinde, kamulaştırmayı yapan idare tarafından Kamulaştırma Yasası'nın 17. maddesine göre açılan tapu iptali ve tescili davasının da 11.08.1999 tarihinde kesinleştiği, ancak henüz tescil kararı infaz edilmeden Kamulaştırma Yasası'nın 31. maddesinin ( b ) bendi hükmüne aykırı olarak tapu maliki M'nin payının 3. kişi durumundaki B'ye 27.12.1999 tarihinde İcra takibi sonucu ihaleyle satıldığı ve davanın tapuda devir alan kişiye karşı açıldığı anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Yasanı'nın 705. ( önceki Medeni Yasa'nın 633. ) maddesi hükmü, taşınmaz malın kamulaştırma işleminin kesinleşmesi ile mülkiyetin tescilinden önce de kazanılacağı ve mülkiyetin kamulaştıran idareye geçeceğini öngörmektedir. Bu bağlamda 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 31. maddesinin ( b ) bendi hükmü uyarınca da kamulaştırma kararının tebliğinden sonra taşınmaz malın başkasına devir ve ferağı veya temliki yasaktır.
Somut olayda, dava konusu 85 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararı paydaşlardan M'ye yöntemince tebliğ edilmiş olup, kamulaştırma işlemi bu paydaş yönünden 04.02.1996 tarihinde kesinleşmiş olmakla taşınmazın mülkiyetinin bu tarihten itibaren kamulaştırmayı yapan idareye geçtiğinin kabulü ile sonraki malikin bu payı satın alması işlemi geçersiz olduğundan ve bu sebeple yeni devir alan malik sıfatım kazanamayacağından ve yine yeni malik açısından da Kamulaştırma Yasası'nın 17. maddesindeki koşulların oluştuğu da kabul edilerek davalı B. yönünden davanın kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy