(2942 S. K. m. 11) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1- Belediye Başkanlığından gelen 14.03.2005 tarihli yazıda dava konusu taşınmazın 09.07.1999 tarihinden önce kadastro parseli olduğu ve imar planı içinde bulunduğu bildirilmiş; ancak, taşınmazın değerlendirme tarihi olan 08.06.1999 tarihi itibarıyla imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içinde ise planın ölçeği, türü, plana alındığı tarihi açıklanmamıştır.
Bu nedenle, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla (08.06.1999) imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içinde ise tarihi, ölçeği ve türü (nazım uygulama), belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi) yararlanma durumu, etrafının mesken olup olmadığı, nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine mesafesi, beldenin gelişme istikametinde olup olmadığı hususları Belediye Başkanlığından sorulmadan taşınmazı arsa olarak değerlendiren bilirkişi kurulu ek raporunun hükme esas alınması,
2- Dava konusu taşınmaza takdir komisyonunca toplam 6.732.700.000 TL., hükmü esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise 49.647.225.000 TL. değer takdir edilmiş, mahkemece taleple bağlı kalınarak 29.675.260.000 TL. bedel artırımına karar verilmiştir. Bu iki değer arasında önemli bir oransızlık (Yargıtay uygulamalarına göre bir mislini aşan farklılık) bulunmaktadır. Saptanan bu durum karşısında, daha önceki bozma ilamına uygun birinci bilirkişi kurulundan da ek rapor alınmadan tek raporla hüküm tesisi,
3- 19.04.2004 gün 2004/2638 esas 3197 karar sayılı bozma ilamının 3 numaralı bendinde de açıklandığı üzere; irtifak hakkı tesisi için yapılan kamulaştırmalarda Kamulaştırma Yasası'nın değer takdir esaslarını belirleyen 11. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bu nedenle taşınmazın tamamında meydana gelecek değer düşüklüğü kamulaştırma bedelini oluşturacaktır. Bu bedelin hesaplanmasında, taşınmazın niteliğine göre anılan maddenin değer takdir esaslarını gösteren üçüncü fıkrası hükümleri uyarınca tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün ve buna göre oran ve miktarlarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekecektir. Taşınmazın bu suretle tespit edilecek irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı geçirildikten sonraki değeri arasındaki farka hükmedilmesi gerekirken irtifak hakkı tesis edilen 6581,94 m2'lik kısmın 13.06.2000 tarihli Belediye Ercümeni kararına istinaden imar uygulaması sonucu yol gövdesinde kalması ve bu nedenle de irtifak hakkı tesis edilen kısmın mülkiyetinin davacıların elinde kalmadığı düşüncesiyle mülkiyet kamulaştırması yapılmış gibi bedel artırımına hükmedilmesi,
4- Kamulaştırma Yasası'nın 11. maddesinin (G) bendi hükmüne göre arsalardaki değerlendirme kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre yapılması gerekir. Yasanın bu amir hükmüne rağmen hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda değerlendirme tarihinden sonra (31.08.1999) satış görmüş olan 11 nolu parselin satış bedelinin değerlendirmeye esas alınması yerinde olmadığı gibi bir an için bu taşınmazın somut emsal olabileceği kabul edilse bile, kadastro parseli olan dava konusu taşınmazın imar parseli olan emsal taşınmazla karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden imar kanununun 18. maddesinin 2.fıkrası hükmü uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılmamış olması da,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy