(818 S. K. m. 101)
Dava: Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim gideri olarak 11.796.000.000 TL. alacağın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Samsun 2. Noterliğince düzenlenmiş 17.9.2001 gün ve 15310 yevmiye numaralı yüklenme senedinin 2. maddesinde davalıların ödeyeceği tazminatın faizinin başlangıç tarihi sarf tarihi olarak belirtilmiştir. Sarf tarihinden maksat, ilgili kurum tarafından yükümlüye yapılan her bir kalem masrafın yapıldığı tarihtir. Şayet sarf tarihlerinin tespiti mümkün değilse faizin başlangıç tarihi olarak eğitim ve öğretim döneminin sonunun faiz başlangıcına esas alınması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, 2001 yılında Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Güvenlik Bilimleri Fakültesinde Eğitim ve Öğretimine başlayan yükümlü Fatih Cin'in ikinci sınıf öğrencisi iken Disiplin Kurulunun 22.5.2003 günlü kararıyla kötü disiplin notu nedeniyle okuldan çıkarılmasına karar verilerek ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan masraf çizelgesinden yükümlüye yapılan her bir kalem masrafın sarf tarihi belirtilmediği için 2002-2003 öğretim yılında yapılan masrafların faizinin başlangıç tarihinin henüz eğitim ve öğretim dönemi sona ermeden ilişiğin kesilmesi nedeniyle ilişik kesme tarihi olarak alınması ve yine uygulanan cezai şartın faizinin başlangıç tarihi olarak da davalının temerrüde düşürüldüğü tarihin alınması doğru ise de; 2001-2002 yılı eğitim ve öğretim döneminde yapılan masrafların faizinin başlangıç tarihi olarak eğitim ve öğretim dönemi sonu yerine yıl sonunu esas alan ve buna göre davalıların faiz borcunu belirleyen bilirkişi ek raporuna göre hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca, davalı tarafından henüz ilk duruşmadan ve delillerin toplanmasına ilişkin ara karar yerine getirilmeden asıl borç ödendiği için nisbi tarife gereği asıl borç üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin yarısına hükmetmek gerekirken maktu tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi,
Mahkemece, bilirkişiden yukarda sözü edilen 1 numaralı bozmaya uygun ek rapor alınmalı, raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra vekalet ücretine yönelik 2 numaralı bozma da dikkate alınarak karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy