(2547 S. K. m. 35) (818 S. K. m. 161)
Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim gideri olarak 11.833.380.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davalılardan Ömür Demirer'in Niğde Üniversitesinde araştırma görevlisi iken 2547 Sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca gönderildiği Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde bir dersten başarılı olamaması nedeniyle buradan kaydının silindiği ve Niğde Üniversitesi Rektörlüğünce de üniversite ile ilişiğinin kesildiği ileri sürülerek, 16.07.2002 gün ve 1865 yevmiye sayılı taahhüt ve kefalet senedi uyarınca davalı Ömür Demirer'e Niğde Üniversitesi tarafından yapılmış olan tüm maaş ve ücret ödemelerinin (toplam 11.833.380.000 TL'nin) dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden; davalı Ömür Demirer'in Niğde Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nde araştırma görevlisi iken, 2547 Sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca doktora yapmak üzere Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'ne naklen atandığı, burada bir dersten (bilimsel hazırlık dersinden) başarısız olması nedeniyle kaydının silinip kadrosunun geldiği yere iade edilmesi karşısında adı geçen kişinin üniversite ile ilişiğinin kesildiği, bundan sonra davacı Rektörlükçe 16.07.2002 gün ve 1865 yevmiye sayılı yüklenme ve kefillik senedine dayanılarak davalılar hakkında bu alacak davasının açıldığı, bu arada davalı Ömür Demirer tarafından da üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin 20.05.2003 gün ve 2339 sayılı idari işlemin iptali için Konya 1.İdare Mahkemesine 2003/708 esas sayılı davanın açıldığı ve yapılan yargılama sonunda 18.12.2003 gün 2003/708-1376 sayılı kararla dava konusu işlemin iptal edildiği anlaşılmış, ancak bu iptal kararının kesinleşmiş olup olmadığı belirlenememiştir.
Saptanan bu durum karşısında;
1-) Yukarıda sözü edilen idari yargıdaki iptal davası, -niteliği gereği- eldeki bu alacak davasının sonucunu etkileyeceği cihetle, mahkemece öncelikle davalı Ömür Demirer'in üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin 20.05.2003 gün ve 2339 sayılı idari işlemin iptali konusundaki davanın bu alacak davası açısından bekletici neden (bekletici mesele) sayılması ile idari yargıdaki dava sonunda verilmiş bulunan iptal kararının (ya da bu kararın temyizen bozulması halinde oluşturulacak yeni kararın) kesinleşmesinden sonra oluşacak duruma göre eldeki alacak davası hakkında karar verilmesi gerekirken, işin esası yönünden hüküm kurulmuş olması,
2-) Kabule göre de;
Dosya içerisindeki 16.7.2002 gün ve 1865 yevmiye sayılı taahhüt ve yüklenme senedi ile davalı Ömür Demirer iğde Üniversitesi'nden izinli sayılarak Hacettepe Üniversitesi'nde yapacağı doktora öğrenimi süresince Niğde Üniversitesi tarafından kendisine yapılmış olan bütün maaş ve ücret ödemelerini .... (2) kat olarak yasal faizi ile birlikte ödeyeceğinikabul ve taahhüt etmiş, diğer davalılar Yüksel ve Emre Ünal'da müteselsil kefil olarak bu senedi imzalamışlardır. Sözü edilen senet içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere; davalı Ömür Demirer, Hacettepe Üniversitesi nezdinde geçen doktora öğrenimi süresince Niğde Üniversitesi tarafından kendisine ödenen tüm aylık ve ücretleri başarılı olamaması nedeniyle üniversiteden ilişiğinin kesilmesi durumunda ödeyeceğini özgür istenciyle kabul etmiş, diğer davalılar da aynı şekilde bu borca (yüklenme) müteselsilen kefil olmuşlardır. Başka bir anlatımla davalıların, davacı rektörlüğe vermiş oldukları yüklenme ve kefillik senedinin aylık (maaş) ödemelerini de kapsadığı açıktır. Senedin düzenlendiği tarih itibariyle her biri ergin olup, ayırt etme gücüne sahip bulunmadıkları yönünde herhangi bir sav ve kanıt da ileri sürülmeyen davalıların kendi özgür iradeleriyle noter huzurunda hazırlayıp imzaladıkları yüklenme ve kefalet senedinde yazılı borç ve yükümleri yerine getirmekle yükümlü olduklarının kabulü gerekir. Yüklenme ve kefalet senedinde açıkça maaşa değinilmeden salt ilgiliye yapılan masraflar ya da harcamalardan söz edilmiş ise Yargıtay uygulamalarında alacağın hesaplanmasında maaş ödemelerinin ayrık tutulması; ancak somut olayda olduğu gibi- senette açıkça maaş ödemelerinin de geri verileceği öngörülmüş ise bunun da nazara alınması ilkesi benimsenmiştir. Mahkemece bu ayrım gözetilerek ve ayrıca Borçlar Yasasının 161. maddesi hükmü de dikkate alınarak dava konusu edilen öğrenim giderinin yöntemince saptanmasından sonra oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmak sızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy