(634 S. K. m. 25) (7201 S. K. m. 21)
Dava: Dava dilekçesinde davalı Y. Ö.'a ait bağımsız bölümlerin mülkiyetinin diğer kat maliklerine, arsa payları oranında devredilmesi, her iki dairede fuhuş yapan ve yaptıran davalı C. A.'ın da tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın süresinde açılmadığından reddi cihetine gidilmiş, davacılar vekili hükmü temyiz etmiş, mahkemece temyiz süresi geçtiğinden temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davacılar vekili bu kez temyiz isteminin reddine dair kararı temyiz etmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece verilen gerekçeli karar davacılar vekili avukat N. M.'e 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesine uygun şekilde tebliğ edilmediği, bu bağlamda Tebligat Yasası ve Tüzüğü uyarınca beyan sahibi komşusunun imzasının alınmadığı ve böylece çıkartılan tebligatın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla mahkemenin temyiz isteminin süreden reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilip dosya içindeki tüm kağıtların incelenmesi sonucunda;
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı Y. Ö.'a ait olan Kat Mülkiyetli anataşınmazın 4 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerinin randevuevi olarak kullanıldığını ileri sürerek söz konusu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki değeri ödenmek koşuluyla mülkiyetinin diğer kat maliklerine arsa payları oranında devredilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 25. maddesinin son fıkrasında; bu maddedeki dava hakkının, sebebin öğrenilmesi tarihinden başlayarak 6 ay ve her halde dava tarihinin doğumundan başlayarak 5 yıl içinde kullanılmazsa ve dava sebebi de ortadan kalkmışsa dava hakkının düşeceği öngörülmüştür. Yasanın bu maddesine göre dava hakkının düşmesi için 2 koşulun gerçekleşmesi zorunludur. Bunlar 6 aylık sürenin geçmesi ve dava sebebinin ortadan kalkmasıdır. 6 aylık süre geçtiği halde dava sebebi ortadan kalkmamışsa davacıların dava haklarının düştüğünden söz edilemez. Mahkemece 6 aylık sürenin geçip geçmediği hususu araştırılmış ise de, dava sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının araştırılması gerektiği konusu üzerinde durulmadan davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy