(634 S. K. m. 24/2)
Dava: Dava dilekçesinde işyeri olarak kullanılan meskenin eski hale getirilmesi ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan V.P. Kim.San.Tic. Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kat malikleri dava dilekçesinde, tapuda mesken olarak gösterilen ve davalılardan E. 'in maliki olduğu 14 nolu bağımsız bölümün Kat Mülkiyeti Yasasının 24. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı biçimde işyeri olarak kullanıldığını ileri sürerek bu bağımsız bölümün işyeri olarak kullanılmasına son verilip meskene dönüştürülmesine aksi takdirde bu yeri kira sözleşmesine dayanarak kullanan davalı şirketin tahliyesine karar verilmesi istenilmiş, yargılama sırasında bağımsız bölüm maliki E. ile H.'ın aralarında yaptıkları kira sözleşmesi ile buranın kullanımının davalı şirkete verildiği anlaşılmakla H.'ın da kiracı sıfatıyla davalıların yanında davaya katılması sağlanmıştır.
Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün gerçek kiracısı H. olduğu ve başlangıçta davanın bu kişiye yöneltilmesi gerektiği, sonradan davaya katılmasının yönteme uygun düşmediği gerekçesiyle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tapuda mesken olarak gösterilen 14 nolu bağımsız bölümün Kat Mülkiyeti Yasasının 24. maddesinin ikinci fıkrası hükmünde yazılı koşullara aykırı olarak işyeri niteliğinde kullanıldığı savı ile buranın meskene dönüştürülmesi, dönüştürülmemesi durumunda kiracının ( işyeri olarak kullananın ) tahliyesi istemine ilişkindir. Bu nitelikteki davanın bağımsız bölümün maliki ile burayı işyeri olarak kullanan kişi ya da kişilere karşı açılması gerekir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre dava malike ya da malikle birlikte dava konusu bağımsız bölümü kullanan kişiye karşı açılabileceği gibi, başlangıçta bunlardan salt birine açılmışsa yargılama sırasında diğerinin yöntemince davaya katılmalarının sağlanıp toplanacak kanıtlarla hüküm kurulmalıdır. Somut olayda belirtilen ilkeye uygun olarak bağımsız bölümü malikten kiralayan H.'ın da davaya katılıp taraf teşkili sağlandığına göre işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy