(2942 S. K. m. 14, 17, 38)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırılan taşınmazın 38. maddesi gereğince tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, kısmen kamulaştırılan dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapularının iptaline, 2942 Sayılı Yasanın 38. maddesi uyarınca adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece davalılardan İsa Peker'in davadan önce öldüğü anlaşıldığından dava şartı yokluğundan onun hakkındaki davanın reddine, Ayşe ve Fahri Bilgiç yönünden 625 parsel nolu taşınmaz için açılan dava atiye terk edildiğinden bunlar için karar verilmesine yer olmadığına diğer davalılar hakkında ise Kamulaştırma Yasasının 38. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinin son fıkrasında idare tarafından bu kanun hükümlerine göre tespit olunan malik ve zilyede karşı açılan davaların görüşülmesi sırasında tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları da davaya dahil edilmek suretiyle davaya devam olunacağı öngörülmüştür.
Davalılardan İsa Peker'in bu dava açılmazdan önce öldüğü kabul edildiğine göre mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca bu kişinin mirasçılarının saptanıp usulen davaya dahil edilmesi gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi,
2- Davaları atiye terk edilen Ayşe ve Fahri Bilgiç dışında kalan diğer davalılar aleyhine açılmış bulunan davanın, 2942 Sayılı Yasanın 38. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali nedeniyle konusuz kaldığından bahisle reddine karar verilmesi kural olarak doğru ise de, davacı idare yukarıda belirtildiği gibi dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın kısmen kamulaştırıldığını bildirmiştir. Bu işle ilgili olarak kamulaştırma evrakı dosya içerisine getirtilmiştir. Bu husus nazara alınarak davada 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy