(2942 S. K. m. 11, 18)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Davanın, davacıya yapılmış olan kamulaştırma tebligatında belirtilen Çukurova Elektrik A.Ş.'ne yöneltilerek açıldığı, daha sonra adı geçen kurumun imtiyaz sözleşmesinin feshedilmesi üzerine lehine kamulaştırma yapılmakta olan Bakanlığa yöneltilen husumetin, ilgili Bakanlık tarafından davaya konu kamulaştırma işlemine devam etme yetki ve görevinin Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne (TEDAŞ) verildiğinin bildirilmesi üzerine bu kuruma da yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu gelişim doğrultusunda ve özellikle TEDAŞ'ın davaya konu kamulaştırma işleminin sürdürülmesi hususunda yetki ve görevinin bulunmadığını ileri sürmediği ve bunu kanıtlamış olmadığı da gözetildiğinde, Çukurova Elektrik A.Ş. ve Enerİi ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönünden davanın reddine karar verilip, Türkiye Elektik Dağıtım A.Ş. yönünden hüküm kurulması gerekirken, ÇEAŞ'ın imtiyaz sözleşmesinin feshinden sonra sözü edilen Bakanlık tarafından kamulaştırma işlemlerine devam etme görev ve yetkisinin henüz düzenlenmemiş olduğu döneme ilişkin bir Daire kararı hatalı yorumlanarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması,
2- İrtifak hakkı tesis edilmek amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedeli, taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farktan ibarettir. Taşınmazın niteliğine göre Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmü gereğince taşınmazın tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra aynı maddenin son fıkrası uyarınca irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oran ve tutarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir. İrtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, niteliği, kullanım şekli, irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.), taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir. Yargıtay uygulamalarında, taşınmazın niteliğine uygun kullanımını önemli ölçüde etkileyen özel bir durum söz konusu olmaması halinde arazilerde irtifak nedeniyle olabilecek değer kaybının irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin %35 ini aşmaması gerektiği kabul edilmektedir.
Dava konusu taşınmaz üzerinden enerji nakil hattı geçirmek üzere irtifak hakkı tesisinde, irtifakın geçtiği yere ve alanına, taşınmazın yüzölçümüne ve niteliği ile Daireye intikal eden benzer dosyalarda uygulanıp, uygun bulunan oranlara göre bu değer kaybının % 1.9 oranından fazla olamayacağının düşünülmemesi,
3- Bilirkişi kurulları tarafından somut emsal alınan taşınmazlara ait tapu kayıt örneklerinin dosyaya getirtilmesi, bu taşınmazların İmar Yasasının 18.maddesi uyarınca yapılmış imar düzenlemesi sonucunda oluşmuş parseller olup olmadıklarının araştırılması ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların değerlendirme tarihindeki emlak vergisine esas asgari arsa m2 değerlerinin ilgili belediyelerden sorulup saptanmasından sonra bilirkişi raporlarının, emsal taşınmazlara nazaran kamulaştırılan taşınmaza biçilen değer yönünden isabetli olup olmadığını, tespit edilen bedelden düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediği yönlerinden denetlenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy