(2942 S. K. m. 15)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece dava konusu taşınmazın yerinde iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi kurullarınca taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğunun kabulü ile buna göre kamulaştırma bedelinin tespit edilmiş olması isabetli değildir.
Şöyle ki;
1- Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre bilirkişi kurulu; kamulaştırmaya konu olan yerin cins ve niteliğine göre, ikisi odalar listesinden, biri de taşınmaz mal sahipleri listesinden seçilmek suretiyle üç kısımdan oluşur. Üçüncü ve dördüncü bilirkişi kurullarında taşınmaz mal sahipleri listesinde seçilen bilirkişi bulunmayıp yasaya aykırı olarak iki kişi ile kurul oluşturulmuş olduğundan bu kurulların sunduğu raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığı düşünülmeden dördüncü bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
2- Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirilmesinde, taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliği de gözetilerek dekar başına elde edilebilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğünün değerlendirme yılına ait verileri esas alınması gerekirken birinci ve ikinci bilirkişi raporlarında, alındığı kurumun onayını taşımayan belgedeki 2000 yılı verilerine göre belirlenen değere enflasyon farkı uygulanmak suretiyle 2001 yılı değerlerine ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan karar tarihi itibariyle 2001 yılı verilerinin oluştuğu da gözetilerek S. İlçe Tarım Müdürlüğünden 2001 yılı resmi verileri getirtilip buna göre ek rapor alınması gerekirken bilirkişi raporuna ekli alındığı kurumun onayını ve kuru-sulu ayrımı taşımayan belgelerdeki değerlerin üst sınırına yakın değerler alınarak kamulaştırma bedelinin saptanması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy