(5072 S. K. m. 2, Geç. m. 2)
Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, Uzunköprü'ye Hizmet Vakfı Kuruluş Senedinde yapılan değişikliklerin tescili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Vakıf Senedinin 7. maddesinde mütevelli heyetin, Uzunköprü Kaymakamı, Uzunköprü Belediye Başkanı, Uzunköprü Kaymakamlığınca belirlenecek vakıf amacına giren konularda görev yapan 4 kamu görevlisi ile vakfa kurucu olan tüzel kişilerin yürütme organlarının başı ve vakfa kurucu olan gerçek kişilerden meydana geleceği ve bu kamu kurumlarını temsil edenlerin görevden ayrılmaları durumunda onların yerini yeni atananların alacağı öngörülmüş iken; bu maddenin (a) bendinde yapılan değişiklikle uygulamada duraksama ve kargaşaya sebep olacak nitelikte, vakfa kurucu olan tüzel kişilerin yürütme organlarının başı ve vakfa kurucu olan gerçek kişilerden oluşacağı şeklinde düzenlendiği, böylece kamu kuruluşlarının ve kamu görevlilerinin unvanlarının vakfın kuruluş senedinden çıkartılması suretiyle senet değişikliğine gidildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan kuruluş iradesinin -yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla- korunması ve olduğu gibi sürdürülmesidir.
Somut olayda, 5072 sayılı Yasanın 2. maddesinin (d) bendinin "kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak dernek ve vakıf organlarında görev alamaz" hükmünü içermesi nedeniyle Vakıf Senedinin yukarıda değinilen maddesinde geçen kamu kurumları ile kamu görevlilerinin görev unvanları kaldırılmış ve yerine yukarıda da belirtildiği gibi, vakfa kurucu olan tüzel kişilerin yürütme organlarının başı ifadesi getirilmek suretiyle senet değişikliğine gidilmiş, mahkemece de bu değişiklikler tescil edilmiş ise de; -karar tarihinden sonra temyiz incelemesi aşamasında- 21.9.2004 günü yürürlüğe giren 5234 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5072 sayılı yasaya eklenen geçici 2. maddede 5072 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce kurulan vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile tüzük ve senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklı tutulmuştur. Dava konusu vakıf, anılan yasanın yürürlük tarihinden önce kurulduğu cihetle, senedindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakkının saklı olduğunun kabulü gerekir. Makam unvanı yerine getirilmek istenen ifade yazılması durumunda bu kurucu iradeye aykırı düşecektir. Oysa kurucu irade, mütevelli heyetin oluşumunda kişiyi değil, unvanını esas almaktadır. 5072 Sayılı Yasaya 5234 Sayılı Yasayla eklenen geçici 2. madde hükmü de bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu hususa aykırı düzenlemelerin tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak;
1- Vakfın kuruluşu sırasında tescil edilen senedinin, vakfın amacı başlıklı 4. maddesinin (c) fıkrasında bulunan ve 2984 Sayılı Kanunun 29. maddesinin (a) fıkrasına aykırılık teşkil eden "yerel radyo TV gibi tesisler işletebilir" ibaresi Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/624-602 sayılı kararı ile senet metninden çıkartıldığı halde; bu davanın konusunu oluşturan son değişiklikte aynen yer verilmesi,
2- Denetleme kurulunun oluşumunu düzenleyen Vakıf Senedinin 12. maddesinde, kurulun 1 asıl ve 2 yedek üyeden oluşacağına ilişkin olarak senetle yapılmak istenilen değişikliğin uygulamada kargaşa ve duraksamaya sebep olacağı düşünülmeden ve kuruldan söz edilebilmesi için birden çok (en az 3) kişinin varlığı gerektiği, 12. maddede denetleme kurulu denildiğine göre bu kurulun en az 3 kişiden oluşması zorunlu olduğu, bu durumda bir kişinin kurul oluşturamayacağı gözetilmeden söz konusu maddede yapılan değişikliğin tescili, Doğru bulunmamıştır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle vakıf senedinin 12. maddesinde, 7. maddesinin (a) ve 4. maddesinin (c) fıkralarında yapılan değişikliklerin tesciline ilişkin olarak mahkeme kararının HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy