(7201 S. K. m. 12, 21) (Tebligat Tüz. m. 28)
Dava: Dava dilekçesinde Vakfın dağılması ve yöneticilerin görevden alınmaları istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinin davalı vakıf tüzel kişiliğine tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının incelenmesinde muhatap veya muhatap adına evrak alacak yetkili birisinin tevziat saatlerinde bulunmadığı, N. adlı kişinin beyanından anlaşıldığı, ilgili evrakın semt sakinine imza karşılığı teslim edildiği, muhatap kapısına 2 numaralı formül yapıştırılarak komşusu N. Bakkal'a haber verilerek tebliğ yapıldığı komşunun imzadan çekindiği belirtilmiştir. Tebligat Kanununun 21. ve Tüzüğün 28'inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir. Kaldı ki; davalı vakıf tüzel kişilik olup Tebligat Yasasının 12. maddesinde tüzel kişilere yapılacak tebligatın koşulları açıkça belirtilmiştir. Buna göre, tüzel kişilere tebliğ yetkili mümessillerine bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır. Öte yandan azilleri istenilen ve davalı vakıf tüzel kişiliği yanında davaya dahil edilen yöneticilere aynı adrese çıkartılan ve tebliğ edilemeden iade edilen tebligat işlemi de yukarıda açıklanan nedenlerle geçersizdir.
Saptanan bu durum karşısında, dava dilekçesi vakıf tüzel kişiliğine ve davaya katılma dilekçesinin de azli istenen yöneticilere Tebligat Yasasında ve Tüzüğünde öngörülen biçimde tebliğ edilip yöntemine uygun olarak taraf teşkili sağlanmadan ve dolayısıyla haklarında açılan dava konusunda savunmalarının alınmasına olanak sağlanıp gösterecekleri kanıtlar toplanmadan, davaya bakılıp işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy