(634 S. K. m. 27, 35, 38)
Dava: Dava dilekçesinde çatıdaki baca aspiratörünün kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, anabinanın çatısında projesinde aspiratör olmasına rağmen davalı yönetim tarafından kat maliklerinin onayı alınmadan baca aspiratörü inşa edildiği; bu aspiratörün çalışması sırasında gürültü ve koku sorunlarının çözülmediği gibi daha fazla gürültüye neden olduğu belirtilerek, D blok çatısına yaptırılan baca aspiratörünün kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece, esas yönünden verilecek kararın infazının bütün bağımsız bölüm maliklerini etkileyeceği, bu nedenle tüm bağımsız bölüm maliklerinin davada taraf olmaları gerektiği, bu konuda verilen süreye rağmen davacı vekilince taraf teşekkülü sağlanmadığından husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 27. maddesine göre, anataşınmaz, kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla bu kurul tarafından kararlaştırılır. Yine Yasanının 35. maddesinin (a) bendi uyarınca kat maliklerince verilen kararların yerine getirilmesi yöneticinin görevi kapsamında olup, anılan Yasa'nın 38. maddesi hükmüne göre de kat maliklerinin vekili sıfatıyla hareket eden yöneticiye yasa ile tanınan görevini yerine getirmiş olması nedeni ile dava açılamaz.
Yasanın bu hükümleri karşısında mahkemece, davaya konu baca aspiratörünün, kat malikleri kurulu tarafından alınan bir karara dayalı olarak yöneticiler tarafından çatıya monte ettirilip ettirilmediği araştırılarak; kat maliklerince alınmış bir kararın yerine getirilmesi söz konusu ise bu karara olumlu oyları ile katılan kat malikleri tespit edilerek, bunların yöntemine uygun olarak davaya katılmaları ile taraf teşkilinin sağlanması; aksi durumda ise salt yöneticilerin bir karara dayalı olmaksızın kendiliklerinden böyle bir eyleme kalkıştıklarının tespiti halinde ise bunlar hakkında açılan davaya bakılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırmaya dayalı gerekçe ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy