(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Dava dilekçesinde 1.517.000.000 TL. alacağın sarf tarihinden itibarın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara ve özellikle davacı vekilinin yargılamanın 10.11.2004 günlü oturumundaki açıklamasına (imzalı beyanına) göre dava konusuz kaldığından, mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1- Anayasanın 141. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Buna koşut olarak HUMK'nun 388. maddesinin birinci fıkrasının 3. bendi uyarınca mahkeme kararında; iki yanın sav ve savunmalarının özeti ile anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, toplanan kanıtlar ile gerçekleşen sonuç ve hukuksal nedenlerin açıkça yazılması gerekir. Anayasal ve yasal düzenleme böyle iken, eldeki davaya ilişkin mahkeme kararının gerekçe bölümünde açıklanan maddi olay ve özellikle iki yanın sav ve savunmalarının özeti, başka bir dava ile ilgili olduğu izlenimini uyandırmakta, dava dilekçesinde yazılı somut olaya uygun düşmemektedir.
Yukarıda açıklanan duruma göre; mahkemece, kararın yazılmasında gerekli özenin gösterilmemesi sonucu, gerekçe bölümünün HUMK'nun 388. maddesinin birinci fıkrasının 3. bendi hükmüne uygun düşmeyecek ve dolayısıyla yargıya güven duygusunu sarsacak ve doğruluğunda kuşku uyandıracak biçimde yazılmış olması,
2- Davacı vekilinin gerek dava dilekçesinde ve gerekse 10.11.2004 günlü oturumda yargılama giderlerinin davalı yana yüklenmesini ve bu bağlamda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini açıkça istemiş olduğu, dosya kapsamından da davalı yanın davadan önce borcunu ödememekle) davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesi ile davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca- vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; bu konuda davacı yanın bir isteminin bulunmadığı gerekçesiyle bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy