(2942 S. K. m. 8, 10, 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca bedelinin tespiti ile kamulaştırmayı yapan idare adına tescili istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında yerinde yapılan incelemede ve bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda; trafo'nun, idarenin kamulaştırdığı dava konusu 1382 parsel sayılı taşınmazın dışında kaldığının belirlenmesi üzerine, mahkemece başka bir inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan tüm bilgi ve belgelerden; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan 1003 m2 yüzölçümlü 1382 parsel sayılı taşınmazın 64 m2'lik kısmının davacı idare (TETAŞ) tarafından 19.08.2002 günlü kararla trafo yeri olarak kamulaştırıldığı, davalı paydaşlarından Mehmet şükrü Arpa ve Hayriye Uğur ile bedelde anlaşma sağlanıp tutanak düzenlenmesine karşın bu paydaşların tapuda ferağa yanaşmamaları, diğer davalı paydaş Halef Özdemir ile de anlaşmaya varılamaması üzerine, 2942 sayılı Yasanın (4650 sayılı Yasayla değişik) 8. maddesinin son fıkrası uyarınca bu yasanın 10.maddesine göre işlem yapılmak üzere eldeki (kamulaştırılan yerin mahkemece bedelinin tespiti ve idare adına tescili istemli) davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalıların paydaş oldukları tapulu 1382 parsel sayılı taşınmazın 64 m2'lik kısmının davacı idarece kamulaştırılmış bulunduğuna, yargılama sırasında taraflar bedelde anlaşamadıklarına, idarece bu kamulaştırmadan vazgeçilmediğine ve/veya davadan da yöntemince feragat edilmediğine göre; mahkemece yapılacak iş, 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca işlem yapmak, toplanacak kanıtlara göre oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar vermek olmalıdır. Saptanan bu durum karşısında mahkemece, anılan yasa maddesi hükümleri uyarınca yerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek olan rapor veya raporlar ile beyanlardan yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit edilmesi, bu bedelin idarece hak sahipleri adına bloke edildiğine ilişkin banka makbuzunun ibrazı halinde kamulaştırılan yerin idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenmesine karar verilmesi gerekirken; davalıların taşınmazına ilişkin ortada geçerli bir kamulaştırma kararı bulunduğu ve idarece bu kamulaştırmadan yöntemince vazgeçme ya da davadan feragat söz konusu olmadığı gözetilmeden yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy