(634 S. K. m. 18, 19, 33)
Dava: Dava dilekçesinde site giriş yolu üzerine bekçi kulübesi ve bariyerler yapılarak bağımsız bölümün işletilmesini engellemeye yönelik el atmanın önlenmesine, bariyer ve kulübelerin yıkılmak suretiyle kaldırılmasına, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile bir kısım kat malikleri kurulu kararlarının iptaline, sitenin C kapısına bekçi kulübesi ve bariyer koymak suretiyle gerçekleştirilen müdahalenin men' ine, diğer talepler atiye terk edildiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması bir kısım davalılar vekilleri tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalılar vekilleri Av. Z.Y., Av. E.K., Av. H.D., Av. Ş.H.P., Av. K.G.P. ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. M.H.Y. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin bağımsız bölümünün de yer aldığı sitenin girişleri ve yolu üzerine -kat maliklerince oybirliği ile karar alınmadan- bekçi kulübesi ve bariyerler yapıldığını, böylece müvekkillerinin bağımsız bölümlerindeki işyerlerinin işletilmesini engellendiğini ileri sürerek sözü edilen bekçi kulübeleri ve bariyerlerin kaldırılmasına ve davalılarla aralarındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesini istemiş, yargılamanın 23.09.2003 günlü oturumunda, bilirkişinin raporuna ekli krokiye yollama yaparak sitenin A ve B harfleri ile gösterilen girişlerindeki bekçi kulübeleri ve bariyerler konusundaki davasını atiye bıraktığını, davasını salt C harfi ile gösterilen giriş kapısındaki bekçi kulübesi ve bariyere indirgediğini bildirmiştir. Davalılar ve davaya katılanlar davaya cevap dilekçelerinde ve ayrıca yargılama sırasındaki savunmalarında, dava konusu edilen bekçi kulübeleri ile bariyerlerin sitenin güvenliği amacıyla tesis edildiğini, bunların başlangıçta ve davacı tarafın bağımsız bölümlerini satın aldıkları tarihte var olduğunu, bu konuda ayrıca kat malikleri kurulunca da karar alındığını öne sürerek davanın reddi isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, davacılar vekilinin atiye bıraktığı istemler konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına, davalıların C kapısındaki kulübe ve kollu bariyer koymak suretiyle gerçekleştirdikleri müdahalelerin önlenmesine, ayrıca dava konusu edilmemesine karşın kat malikleri kurulunca alınan kararların iptaline karar verilmiştir. Hükmü davalı taraflar temyiz etmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden tarafların bağımsız bölümlerinin yer aldığı sitenin 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulduğu, kat mülkiyetine geçilmiş olduğu, dava konusu edilen bekçi kulübeleri ile bariyerlerin mimari projesinde gösterilmemekle birlikte güvenlik amacıyla sonradan yapıldığı konularında tartışma yoktur. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, sözü edilen kulübe ve bariyerlerin ana taşınmazın projesinde yer almamasına karşın tüm kat maliklerinin rızası olmaksızın ortak alan olan sitenin giriş bölümlerine konulup konulamayacağı, bunların güvenlik amacıyla konulmuş olmasının tüm kat maliklerinin onayını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı, bu tesislerin varlığının davacı yanın bağımsız bölümlerinde amacına uygun kullanımını engelleyip engellemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesine göre, kat malikleri ana taşınmazın mimari durumunu korumakla yükümlü oldukları gibi, kat maliklerinden biri veya birkaçı öteki tüm kat maliklerinin rızası olmadıkça ortak yerlerde inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yaptıramaz. Genel kural böyle olmakla birlikte Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre bağımsız bir bölümde veya ana taşınmazın tümünde can ve mal güvenliğinin sağlanması söz konusu olduğunda gerekli önlemlerin alınması ve bu amaca hizmet eden zorunlu tesislerin yapılması için tüm kat maliklerinin rızasına veya bu konuda oybirliği ile bir karar almalarına gerek yoktur. Ancak bunun gerçekleştirilmesi bağlamında Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesi hükmünün de göz önünde bulundurulması zorunludur. Anılan yasa maddesinde belirtildiği üzere kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini ve gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak ve özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler.
Somut olayda dava konusu edilen C kapısındaki bekçi kulübe si ile bariyerin sitenin genel güvenliği ( sitede oturanların can ve mal güvencesinin sağlanması ) açısından yapılmasının zorunlu olduğu, bu amaçla başlangıçtan beri bunların yapılmış bulunduğu anlaşılmakla yukarıda değinilen esaslar doğrultusunda projede yer almayan bu tesisin kurulması için tüm kat maliklerinin rızasının alınmasına veya bu konuda kat maliklerinin tümünün oybirliği ile bir karar vermiş bulunmasına gerek yoktur. Yeter ki, sözü edilen tesis ana taşınmazdaki bağımsız bölüm maliklerini rahatsız etmiş ve onların haklarını çiğnemiş olmasın.
Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulup C kapısındaki siteye giriş ve çıkışların güvenlik amacıyla kontrol edilmesine yönelik olarak konulmuş bulunan bariyerin ve bekçi kulübesinin kaldırılmasına ilişkin istemin reddine ve davacıların bağımsız bölümlerinin amacına özgü kullanılmasını engellemeyecek önlemlerin alınması suretiyle aralarındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, bekçi kulübesi ve bariyerin kaldırılmasına ve ayrıca dava konusu edilmemiş olmasına karşın HUMK'nun 74. maddesi hükmüne aykırı biçimde kat malikleri kurulunca alınan tarih ve numaraları hükümde yazılı kararların iptaline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 400,00.- YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy