(2942 S. K. m. 15) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vek. Av. Ahmet Tosun ile davacı Vek. Av. Nuri Temel geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği ile kapama portakal bahçesi olarak değerlendirilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; mahkemece yapılan inceleme ve bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, bilirkişi kurul raporlarında taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
2- Mahkemece, değerlendirmeye ve hükme esas alınan birinci ve ikinci bilirkişi kurulları raporlarında taşınmazın kamulaştırma bedelinin saptanmasında Antalya Tarım Müdürlüğü verileri esas alınmıştır. Yargıtay'da yerleşmiş uygulama; tarım arazilerindeki değerlendirmenin, taşınmazın yer aldığı ilçe dahilinde ekilmesi mutad olan ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarının -doğru istatistiki bilgilere dayandığı bilinen- ilçe tarım müdürlüğünden getirtilmesini ve raporların buna göre düzenlemesini öngörmektedir. Mahkemece bu ilke doğrultusunda -değerlendirme tarihi (2003 yılı) itibariyle- münavebe ürünlerine ilişkin veri cetvellerinin ilçe tarım müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporlarının denetlenmesi, gerekiyorsa ilçe verilerine uygun ek raporlar alınması gerektiği düşünülmeden, denetime elverişli olmayan İl Tarım Müdürlüğü verilerini esas alan raporlara dayanılarak hüküm kurulması ve kararın dayanağını oluşturan birinci bilirkişi raporunda 2002 yılı verileri oluşmadığından bahisle 2002 yılı İl Tarım Müdürlüğü verilerine endeks uygulanması suretiyle değerlendirme yapılması,
3- Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulması gerekirken ikinci bilirkişi kurulu raporunda değer belirlenirken anılan Yasa hükmü gözardı edilerek -belgelerin mahkemeye verildiği (davanın açıldığı) gün yerine- kamulaştırma tarihine göre hesaplama yapılmış olması,
4- Hasata yakın ürün değerinin hesaplanmasında zarar gören ağaç sayısı birinci bilirkişi raporunda gösterilmemiş olup 120.000.000 TL zarar belirlenmiş iken, ikinci bilirkişi raporunda 54 ağacın zarar gördüğü açıklanmış ve 963.900.000 TL ürün bedeli hesaplanmış olduğu halde raporlar arasındaki bu çelişki giderilmeden karar verilmesi,
5- Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı yararına maktu tarife üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 400.00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy