(4721 S. K. m. 27) (1587 S. K. m. 16)
Dava dilekçesinde Y.... olan adının Ş.... olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili davacının adının Y.... olarak konulduğunu, ancak kendisini bildi bileli Ş.... adı ile anıldığını, bu nedenle nüfus kütüğündeki Y.... adının Ş.... olarak değiştirilmesini istemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca kişi, haklı nedenlere dayanarak adının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Yargıtay uygulamalarında yasanın buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla bir kişi çevresinde tanındığı adını kullanabilir ve bu adla nüfusa tescilini isteyebilir. 1587 Sayılı Nüfus Yasasının 16. maddesi hükmüne göre, ahlak kurallarına uygun düşmeyen veya kamu oyunu inciten adlar konulamaz. Somut olayda davacının almak istediği adın ahlak kurallarına uygun düşüp düşmediği veya kamu oyunu inciten nitelikte bulunup bulunmadığı ve davacının çevresinde bu adla tanınıp tanınmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy