(634 S. K. m. 16, 19)
Dava: Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu kararının kaldırılması ve ortak yerlere müdahalelerin eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, kat malikleri kurulunun 11.06.2003 günlü yönetici ve denetici seçimine ilişkin almış olduğu kararın iptalini, yeniden yönetici ve denetici seçimini, ayrıca tapu, işletme projesi ve proje aykırılıkların tespiti ile bunların eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
634. Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 16.maddesi uyarınca; kat malikleri, anataşınmazın bütün ortak yerlerinde arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre malik oldukları gibi ortak yerlerde kullanma hakkına da sahiptirler. Bu hakkın kullanımı genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane, çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır. Yine aynı yasanın 41.maddesinde; kat maliklerinin, denetim işini, kendi aralarından sayı ve arsa payı çoğunluğu ile seçecekleri bir denetçi veya denetim kuruluna verebilecekleri öngörülmüştür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; kat mülkiyetli olan dava konusu anataşınmazda 39 bağımsız bölüm bulunmakta olup bunlardan 37'si davalıya, 2'si ise davacı tarafa aittir.
Mahkemece yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; sığınağın, merdivenlerin, merdiven boşluklarının, asansör ile teras ve kalorifer dairesinin, kapıcı odasının, klima santrali olarak belirtilen mekanların, binaya ait kalorifer kazanının, elektrik panolarının ve tesisatının bulunduğu ortak alanların salt davalı tarafça kullanılmakta olduğu açıklanmış ve söz konusu alanların davalılar tarafından kullanılmasının, korunma ve faydalanma bakımından bir sakınca teşkil etmeyeceği görüşüne yer verilmiştir. Yukarıda da bahsedildiği gibi yasanın açık hükümlerine rağmen davacının ortak alanlardan yararlanma hakkını ortadan kaldıran böyle bir kullanım şekline cevaz veren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece mahallinde uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla anataşınmazın orijinal projesi de uygulanmak suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak ortak alanlara davalı tarafından yapıldığı iddia edilen el atmanın her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı saptanarak krokiye bağlanmasının sağlanması, bu el atmaların önlenmesi için ne gibi tedbirlerin alınması icap ettiğinin belirlenmesi ve düzenlenecek bu rapor ve toplanan tüm deliller doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Ayrıca;
Denetçilerin kat malikleri tarafından seçileceğine dair yukarıda değinilen yasa hükmü de nazara alınarak kat malikleri kurulu kararında kat maliki olmayan kimsenin denetici seçilmesini öngören hükmünün de iptaline karar verilmesi gerektiği halde bu yöndeki istemin reddi doğrultusunda hüküm kurulması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy