(2942 S. K. m. 17)
Dava: Dava dilekçesinde Kamulaştırma Yasasının 17. maddesine göre tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Özkan A. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, kamulaştırılan 1140 parsel sayılı taşınmazın 9/40 payının maliki davalı Kamil A. ile 9/40 payın sahibi ölü İsmail'in mirasçıları diğer davalıların tapuda ferağ vermedikleri ileri sürülerek, 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazda davalıların malik oldukları toplam 18/40 payın davacı idare adına tescili istenilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesi hükmüne göre kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilebilmesi için öncelikle kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin taşınmaz malın malikine veya maliklerine yöntemince tebliğ edilmiş olması gerekir. Taşınmaz mal sahibi, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurmamış veya bu konuda açılan davalar kesin olarak sonuçlanmış olmasına karşın, tapuda ferağ vermediği takdirde; idare, kamulaştırma bedelinin tamamını ulusal bankalardan birine yatırarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye vererek taşınmazın adına tescilini isteyebilir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, kamulaştırmanın yöntemine uygun biçimde tamamlandığının ve 17. maddede öngörülen koşulların gerçekleştiğinin saptanması durumunda taşınmaz malın kamulaştırmayı yapan idare adına tesciline karar verilir.
Yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde incelenen dosyadaki yazılara, toplanan kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle -aşağıda değinilen husus dışında- kanıtların takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kamulaştırılan taşınmazda 9/40 pay sahibi olan İsmail Akbulut'a kamulaştırma belgeleri tebliğ edilmediği gibi, bu kişinin 01.03.1997 tarihinde ölümünden sonra mirasçılarına da herhangi bir tebligat yapılmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda, gerek miras bırakanına gerekse kendisine tebligat yapılmayan (ve hükmü temyiz eden) davalı Özkan A. yönünden kamulaştırma işleminin kesinleşmediği ve dolayısıyla 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesinde öngörülen kamulaştırmanın tamamlanmış olması koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeden, onun payını da kapsar biçimde tescile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy