(634 S. K .m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazda 1 numaralı bağımsız bölümün maliki olduklarını, 2 numaralı bağımsız bölüm maliki olan davalının mimari projeye aykırı olarak anataşınmazın ortak alanı olan bahçesine duvar yapmak suretiyle bölüp kendisine ayırdığı kısımda garaj alanı yaptığını ve ayrıca su kuyusu açtığını ileri sürerek projeye aykırı imalatların yıkılmasını, bahçenin ortak kullanıma açılmasını istemiş, mahkemece davada yapılan her iki keşiften önce taşınmaza ait onaylı proje ile tadilat projesi, kat malikleri kurulu karar defterleri ve vaziyet planı getirtilmeden kadastrodan temin edilen kroki doğrultusunda rapor alındığı, davacılar vekilinin katıldığı son oturumda mevcut delil durumuna göre karar verilmesini istediği, ancak eksiklikler giderilmek suretiyle doğru sonuca varmak için yeniden keşif yapılması gerektiği, önceki keşiflerin sonunda düzenlenen raporların çelişik ve anlaşmazlığı çözecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden ve yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 9.3.2004 günlü birinci bilirkişi raporundan, aynı parsel içindeki iki binanın arasına bahçe duvarı yapıldığının, her bir binanın maliklerinin, binaların önünde ve yanındaki kısımları kullanabileceği dikkate alındığında şu andaki bahçe kullanımının sakınca yaratmadığının bildirildiği, aynı yerde yapılan ikinci keşif sonucu düzenlenen 7.6.2004 günlü bilirkişi kurulu raporunda ise 1 numaralı bağımsız bölümün (dubleks yapının) bahçe alanının 144,50 m2, 2 numaralı dubleks yapının bahçe alanının 225,80 m2 olduğu ve böylece iki nolu dairenin 105,80 m2 daha fazla bahçe alanı kullandığı, mevcut parseldeki bahçe ortak kullanım alanının duvarla bölündüğünün belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi her iki bilirkişi raporunun da birbiri ile çelişik olduğunda kuşku yoktur.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesine göre, kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklikler yapamaz. Yasanın bu hükmü doğrultusunda ortak alanlarda yapılan tesis ve değişikliklerle projeye aykırılıkların öncelikle saptanması ve ondan sonra bunların kaldırılıp eski hale getirilmesi gerekir. Bunun için de mahkemece yerinde keşif yapılması için taraflara süre verilmesi ve keşif hazırlıkları tamamlandıktan sonra yapılacak keşifte anataşınmazın Belediye İmar Müdürlüğünde bulunan orijinal mimari projesi ile varsa tadilat projesi ve vaziyet planı getirtilip uygulanarak projelere ve vaziyet planına aykırılıklar birer birer saptanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi, keşifle ilgili ara kararı gereklerini yerine getirmeyen davacıya bu konuda neticesi de anlatılmak suretiyle kesin mehil verilmesi ve bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy