(2942 S. K. m. 8, 11, 15) (1136 S. K. m. 164)
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
1- Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 8. maddesi hükmü uyarınca oluşturulan kıymet takdir komisyonunca kamulaştırılan taşınmaz için tespit edilen tahmini bedel, anılan madde hükmünde öngörülen pazarlık ya da trampa yoluyla taşınmazın satın alınabilmesi için uzlaşma komisyonunun mal sahibine teklif olarak götürebileceği azami fiyatı gösteren bir ölçüt olup, kamulaştırma bedeli olmadığı gibi Yasanın 10. maddesinde öngörülen esaslar çerçevesinde kamulaştırma bedelinin mahkemece tespitinde belirleyici ve bağlayıcı bir unsur da değildir.
Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı yasa ile değişik 15.maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre oluşturulacak bilirkişi kurulunca anılan Yasanın 11.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca tarım arazilerine kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri gözetilerek değer biçilmesi gerektiği ve davalıların 09.09.2003 günlü oturumda uzlaşmanın sağlanamadığını beyan ettikleri gözetilmeden mahkemece davacı idarenin teklif ettiği rakamın daha uygun olduğu ve davalılar lehine kazanılmış hak niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedel üzerinden hesaplama yapılması,
Kabule göre ise;
2- Mahkemece kıymet takdir komisyonunca belirlenen (5.094.360.000 TL.) bedele hükmedildiği açıklandığı halde davalılar lehine toplam 5.124.360.000 TL. üzerinden hüküm kurulması,
3- Dava sonunda, karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin Avukatlık Yasasının (değişik) 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek davacı yerine doğrudan avukata ödenmesine karar verilmiş olması,
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy