(1086 S. K. m. 455)
Dava: Dava dilekçesinde toplam 1.756.000.000.-TL'nin % 10 gecikme tazminatı ile birlikte davalılardan tahsili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilip kesinleşmesinden sonra, davacının 10.08.2005 günlü dilekçesi üzerine verilen kararın hüküm fıkrasında % 10 gecikme faizinin ( tazminatının ) aylık olduğunun sehven yazılmadığı gerekçesi ile hükmün bu nedenle tavzih edilmesi karşısında davalılar vekili tarafından bu tavzih kararı temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: HUMK'nun 455. maddesi uyarınca hükmün, İcrasına ( yerine getirilmesine ) kadar tavzihi istenebilir. Buna göre hüküm tamamen İcra edildikten sonra tavzih isteminde bulunulamaz.
Somut olayda mahkemenin 30.06.2005 gün 2005/612-792 sayılı kararının taraf vekillerine 20.07.2005 tarihinde tebliğ edilip 28.07.2005 günü taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmesinden sonra icraya konulduğu ve bu kararda hüküm altına alınan borcun ödenmesi üzerine davacı vekilleri Av. A.O.A. ve Av. A.G.'nin vekaletnamelerindeki yetkiye dayanarak 27.07.2005 günü davalıları bu borçtan dolayı ibra ettikleri anlaşılmaktadır.
Saptanan bu durum karşısında, mahkemece, hükmün tamamen icra edilip, davalıların ibra edilmiş oldukları göz önünde tutularak HUMY'nın455. maddesi hükmünde öngörülen ( tavzihin, hükmün icrasına kadar istenebileceği ) koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle tavzih isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hükmün tavzihi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile mahkemenin tavzih kararının HUMY'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy