(818 S. K. m. 96)
Dava: Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim gideri olarak fazlaya dair hakkı saklı kalmak üzere 2.000.000.000 TL borçlu olmadığının tespiti ile gerçek borç miktarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1- K. 4. Noterliğince düzenlenmiş 11.9.2000 gün ve 42808 yevmiye numaralı yüklenme senedinde davacının ödeyeceği tazminatın faizinin başlangıç tarihi "sarf tarihi" olarak belirtilmiştir. Sarf tarihinden maksat, ilgili kurum tarafından yükümlüye yapılan herbir kalem masrafın yapıldığı tarihtir. Şayet sarf tarihlerinin tespiti mümkün değilse faizin başlangıç tarihi olarak eğitim ve öğretim döneminin sonunun faiz başlangıcına esas alınması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, H. Deniz Lisesi'nde eğitim ve öğretimine başlayan yükümlü İ.'in ikinci sınıf öğrencisi iken başarısızlık nedeniyle 21.6.2004 tarihinde ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır. Dosyaya getirtilen masraf çizelgesinden yükümlüye yapılan herbir kalem masrafın sarf tarihi belirtilmediği için 2003-2004 öğretim yılında yapılan masrafların faizinin başlangıç tarihinin henüz eğitim ve öğretim dönemi sona ermeden ilişiğinin kesilmesi nedeniyle ilişik kesme tarihi olarak alınması doğru ise de; 2000-2001,2001-2002 ve 2002-2003 yılı eğitim ve öğretim döneminde yapılan masrafların faizinin başlangıç tarihi olarak eğitim ve öğretim dönemi sonu yerine yıl sonunu esas alan ve buna göre davacının borcunu belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi,
2- Yukarıda sözü edilen yüklenme senedi uyarınca, maliyet çizelgesinde yer alan atış, personel ve amortisman giderinden davacının sorumlu tutulmaması doğru ise de; bu kalem giderler düştükten sonra davacının kalan borcu 10.733.546.290 TL iken raporda hesap hatası sonucu 7.287.546.290 TL olarak tespit edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda sözü edilen bozma sebepleri doğrultusunda bilir kişiden ek rapor alınmalı, raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy