(2004 S. K. m. 68, 72)
Dava: Dava dilekçesinde borcun olmadığının tespiti ile ödenen paranın davalılardan istirdatına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup mahkemece davacının icra takibine süresinde itiraz ederek takibi durdurduğundan bu aşamada menfi tesbit davası açmakta hukuki yararı olmadığı, itirazın iptali veya kaldırılması davası açıldığında savunma yoluyla iddialarının dinlenebileceği gerekçesi ile menfi tesbit davasının icra dosyasına yapılmış bir ödeme bulunmadığından istirdat davasının reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı, ortak gider alacağının tahsili için hakkında yapılan icra takibine itiraz etmiş, itirazdan sonra davacı (borçlu) menfi tesbit ve istirdat davası açmış, davalı (alacaklı) ise icra tetkik merci'inde itirazın kaldırılmasını istemiştir. Davacı menfi tesbit davası açmadan önce ve açtıktan sonra yönetim hesabına bankaya itirazı kayıtla bir kısım ödemelerde bulunmuştur. Menfi tesbit davasında yöneticinin yetkili olmadığı, kesinleşmiş işletme projesinin bulunmadığı, yapılan ve yapılmasına karar verilen işler için işletme projesinde istenen bedellerin haksız ve fazla olduğu gibi nedenlere dayanmakta, yönetimin baskısı altında ödemek zorunda kaldığı miktarlar yönünden de istirdat isteminde bulunmaktadır.
İcra ve İflas Yasasının 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını isbat için menfi tesbit davası açabilir. Ancak borçlunun menfi tesbit davası açmakta korunmaya değer bir hukuki yararı olması gerekir.
Somut olayda davacının yapılan icra takibine itirazı üzerine alacaklı itirazın kaldırılmasını istemiştir. İtirazın kaldırılması davasında alacaklı alacağını yalnız İcra İflas Yasasının 68 ve 68/a'da sayılan belgelere dayanarak isteyebilir. Borçlu da itirazını yine aynı nitelikte belgeler ile ispat edebilir. Burada icra mahkemesi sınırlı bir inceleme yapabilir. Davacının menfi tesbit isteminde ileri sürdüğü diğer hususlarda herhangi bir araştırma yapamaz. Mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davacının menfi tesbit ve istirdat davası açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek gerekli araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy