(634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde, proje dışı yapılan müştemilatın yıkılarak eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacı dava dilekçesinde, davalının kat mülkiyetli ana taşınmazın ortak yeri olan bahçesine projeye aykırı olarak konut ve müştemilat ( banyo, tuvalet, odunluk ) yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek projeye aykırı yapı ve tesislerin yıkılmasını ve eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece bahçenin fiili bölünmesine rıza gösteren davacının, davalı ve dahili davalının kullandığı bölümde yer alan müştemilatların projeye aykırılık iddiası ile yıkımını ve eski hale getirilmesini isteme hak ve yetkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
Dosya içerisindeki belgelerin incelenmesinden; Kat mülkiyetli ana taşınmazda iki bağımsız bölüm bulunduğu, bunlardan iki numaralı bağımsız bölümün davacı O. E. 'e, bir numaralı bağımsız bölümün ise y2 şer pay sahibi olan davalı N.Ç. ile dahili davalı Ş. ç.'a ait olduğu, yapılan keşif sonucu düzenlenen 31.3.2005 günlü teknik bilirkişi raporu ile eki krokide ana taşınmazın bahçesinde inşa edildiği ileri sürülen ek bina, odunluk, tuvalet ve banyonun projesinde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti yasasının 19. maddesinin 2. fıkrasına göre, kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin rızası olmaksızın ana taşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Somut olayda ana taşınmazın ortak yerlerinden olan bahçede inşa edilen ek bina ve diğer müştemilatlar onaylı mimari projeye aykırı bulunmaktadır. Söz konusu tesis ve eklentilerin yapılması için davacının yazılı izin veya muafakatı yoktur. Projeye aykırı olarak yapılmış olan bu tesislerin yıkımı ile eski hale getirilmesi için davacının uzun süre sessiz kalması ve ayrıca davalının bu tesis ve değişiklikleri inşa edilmiş vaziyette satın almış olması davalıya herhangi bir hak bahşetmez. Bu durum karşısında mahkemece teknik bilirkişi raporunda detayları gösterilen ve dava konusu edilen ek bina ile eklentilerinin istem gibi yıkılarak ana taşınmazın bahçesinin onaylı projesine uygun eski hak getirilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy