(634 S. K. m. 31, 45)
Dava: Dava dilekçesinde 30.1.2003 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hüseyin E. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 30.1.2003 günlü kat malikleri kurulu kararının yasaya ve yönteme uygun olmadığı ileri sürülerek bu kararın iptali istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; tarafların malik oldukları kat mülkiyetli anataşınmazda 7 bağımsız bölüm bulunduğu, iptali istenilen 30.1.2003 günlü kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya 6 bağımsız bölümün maliklerinin katılıp oy kullandıkları, bunlardan dördünün doğrudan, ikisinin (3 ve 7 nolu bağımsız bölüm maliklerinin) vekil aracılığıyla toplantıya katıldıkları, böylece toplantı ve karar yeter sayısının (ortak bahçenin kiraya verilmesi dışında) sağlanmış olduğu anlaşılmaktadır.
İptali istenilen kararın incelenmesinden kat maliki Hüseyin E.'nun kendisine asaleten ve 3 ve 7 nolu bağımsız bölüm maliklerine de vekaleten oy kullandığı, Kat Mülkiyeti Yasasının 31. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca adı geçen kişinin vekaleten kullandığı iki oyun toplam oy sayısı olan yedi oyun 1/3'ünü geçmediği halde mahkemece anılan yasa maddesinin yorumunda yanılgıya düşülerek (vekaleten temsil edilen oy sayısına vekilin kendi bağımsız bölümüyle ilgili oyunun bu orana dahil edilmeyeceği düşünülmeden) sanki vekaleten kullanılan oyların sayısı üçmüş gibi nitelendirilmiş kat malikleri kurulunun kararının iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Saptanan bu durum karşısında 30.1.2003 günlü toplantıda Kat Mülkiyeti Yasasının 45. maddesi uyarınca tüm kat maliklerinin oybirliğini gerektiren, ortak bahçenin kiraya verilmesi dışında kalan diğer hususlar yönünden alınan kararların yasa ve yönteme uygun olduğu gözetilerek kararın salt ortak bahçenin kiraya verilmesine ilişkin bölümünün iptaline hükmedilmesi gerekirken, kararın tümünün iptaline yolunda hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy