(818 S. K. m. 41)
Dava: Dava dilekçesinde alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı Şeniz Tatari'nin Yasakçı Mehmet Zevcesi Ayşe Gül Pembe Hanım İbneti Ali Vakfının intifa hakkı sahibi olduğunu, (bu durumun mahkeme kararı ile sabit bulunduğunu) mahkeme kararında Vakfın intifa hakkı sahibi olarak Hatice Topuzoğlu'nun belirlendiğini, Şeniz Tatari'nin Hatice Topuzoğlu'nun kızı olduğunu, vakfın 20.3.1950 tarihinde mazbut vakıf haline getirilerek idaresinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçtiğini, vakfa ait 1324 tarihli vakıfnamede açıkca sükna hakkının bulunduğunu ondan sonra gelenlerin bu haktan yararlanacağını, vakfa ait Bornova Ergene mahallesinde bulunan 36 pafta, 118 ada ve 5 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın, davalı idare tarafından gerekli bakım ve onarımının yapılmadığından yıkıldığını belirterek sonuç olarak davalı idarenin özensizliği ve ilgisizliği yüzünden taşınmazın zarara uğradığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 500.000.000 TL maddi tazminatın yıkım tarihi olan 10.9.1991 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelere göre, dava konusu edilen vakıf, Türk Kanuni Medenisinin kabulünden önce kurulduğundan bu Vakıf hakkında Vakıflar Kanunu hükümlerinin öncelikle uygulanması gerekir. Davacı davasını vakfiyeye dayandırmaktadır. Davacının vakfiyedeki şartları taşıdığının belirlenmesi halinde annesinin mirasını ret etmiş olması, Vakıftaki hak sahipliliği bağlantısını kesmez ve buradaki haklarını ortadan kaldırmaz. Zira davacı hak sahipliliğini annenin terekesine değil, vakfedenin iradesini yansıtan vakfiyedeki soybağı ilişkisine dayandırmaktadır.
Mahkemece, davacının vakfiye şartlarına göre hak sahipliliğinin incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davacının annesinin mirasını ret etmiş olmasının hak sahibi olgusunu ortadan kaldırdığı kabul edilerek, aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddi yönünde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy