(2942 S. K. m. 10, 18)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı idare vekili dava dilekçesinde, Akçadağ İlçesi Ilıcak köyünde bulunan 379 parsel numaralı taşınmazın aynının çekişmeli bulunduğu ileri sürerek Kamulaştırma Yasasının 10. maddesine göre kamulaştırma bedelinin tespiti ile daimi irtifak hakkının Botaş lehine tescilini istemiş; mahkemece, davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırma bedelinin ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere 3'er aylık vadeler halinde nemalandırılmak üzere bankada açılacak hesaba yatırılmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, özellikle geri çevirme kararı üzerine getirtilen ve dava konusu taşınmazın mülkiyet anlaşmazlığı ile ilgili bulunan Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/40 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu taşınmazla ilgili olarak açılmış bulunan tapu iptal ve tescil davasının davacısının Osman Aladağ, davalısının ise Akçadağ Mal Müdürlüğü olduğu, Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.1995 gün ve 1995/40-345 sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ancak bu karar taraflara tebliğ edilmediğinden davanın derdest bulunduğu anlaşılmıştır.
2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 18. maddesinin üçüncü fıkrasına göre mahkemece, mülkiyeti çekişmeli bulunan taşınmazla ilgili davanın tüm taraflarına, 10. madde uyarınca tebligatların yapılması bu cümleden olarak 10. maddenin üçüncü fıkrasında belirtildiği üzere, duruşma gününün dava dilekçesi ile idare tarafından verilen belgelerin birer örneği ile birlikte açıklamalı davetiye ile tebliğ edilmesi suretiyle duruşmaya katılmaya çağrılmaları gerekir. Yasanın bu buyurucu hükmüne karşın, açılan davanın bir nizasız kaza davası imiş gibi algılanarak dava konusu taşınmazın mülkiyeti üzerinde hak ileri süren ve ayrıca tapu kayıt maliki bulunan kimseler açıklamalı davetiye ile duruşmaya katılmaları sağlanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy