(1076 S. K. m. 3) (5401 S. K. m. 2)
Dava: Dava dilekçesinde 10.970.000.000 TL eğitim ve öğretim tazminatının sarf tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı İ. Ç.'nin Kara Harp Okulundan 23.12.2001 tarihi itibariyle ilişiğinin kesildiğini ve bu nedenle adına tahakkuk ettirilen öğrenim gideri borcundan 5.12.2001 tarihinde ödediği 268.990.000 TL dışındaki kısmını ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.970.000.000 TL'nin sarf tarihinden itibaren ödeme gününe kadarki faizi ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece anaparaya ilişkin davanın kabulüne, 5401 sayılı Yasa uyarınca idarenin yapmış olduğu ve davaya konu ettiği alacak yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihine kadar ve ondan sonraki aşama için faiz isteminin reddine, dava konusu miktarın faizsiz olarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davalı İ. Ç. 'nin yargılama sırasında P. Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesinin fizik bölümünde öğrenci olduğu, anılan Üniversite Rektörlüğünün 18.09.2002 gün ve 1051 sayılı yazısından anlaşılmaktadır.
5401 sayılı Askeri Öğrencilerden Başarı Göstermeyenler Hakkındaki Yasanın 2. maddesinin A bendinde; okul ve kurum yönetmeliklerine göre derste başarı göstermeyenlerin ilgileri kesilerek serbest bırakılacakları, bunlar hakkındaki Askerlik Kanunu ile 1076 sayılı Yedek Subay ve Askeri Memurlar Hakkındaki Yasa hükümlerinin uygulanacağı ve Devlete olan borçlarının yedek subaylık vazifelerinin ikmaline kadar tehir olunacağı öngörülmüştür. Bilindiği üzere bu yasa 3.6.1949 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan tarih itibariyle lise ve üniversite mezunlarının yedek subay olarak askerlik görevini yerine getirmeleri zorunlu iken 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Yasasının 3. maddesinde 12.11.1980 günü 2338 sayılı Yasanın 1. maddesiyle yapılan değişiklikle her celp yılından evvel müteakip yıl Silahlı Kuvvetlerin subay sınıflarına göre yedek subay ihtiyacı Genel Kurmay Başkanlığının teklifi üzerine Milli Savunma Bakanlığınca saptanacağı açıklandıktan sonra 4 yıl ve daha fazla süreli Fakülte, Akademi, Yüksekokul ve Enstitüler ile Milli Eğitim Bakanlığınca bunların dengi olduğu kabul edilen yurtdışı öğrenim kurumu mezunu olup da Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre askerliğe elverişli olanlar arasından, Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı kadar yedek subay adayının ayrılacağı ve diğerlerinin askerlik yükümlülüklerini erbaş-er olarak yerine getirebilecekleri hüküm altına alınmış ve böylece yüksek tahsil gören kişilerin yedek subay olarak askerlik yapma mecburiyetleri ortadan kaldırılmıştır.
5401 sayılı Yasanın 2. maddesinin A bendinin son fıkrasındaki düzenleme; mükelleflerden, yedek subay olarak silah altına alınan ve fiilen bu görevi ifa edenler ile ilgili olup bu yasa; yedek subaylık görevini eylemli olarak yapanların askerliklerinin devamı süresince borçlarının tahsil edilemeyeceğini ve borç tahsilatının terhislerine kadar tehir edileceğini öngörmektedir. Askeri okullardan ilişiği kesilenlerin yedek subaylık sürelerinin dışındaki zaman içinde borçlarının tahsilini, temerrüde düşmeleri halinde ödemekle yükümlü oldukları meblağa temerrüt faizi yürütülmesini hiçbir surette engellememekte ve böyle bir amaç taşımamaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda asıl alacakla birlikte sarf tarihinden itibaren işlemiş olan faiz alacağına da hükmedilmesi gerekirken, yedek subay olarak askerlik yapıp yapmayacağı belli dahi olmayan davacının ödemekle yükümlü olduğu borca söz konusu yasayı yanlış yorumlayarak faiz işletilmemesine karar verilmiş olması ve böylece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy